Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9106 E. 2023/4297 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9106
KARAR NO : 2023/4297
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/858 Esas, 2021/89 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2004/439 E., 2017/1119 K.

Taraflar arasındaki “Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca hukuka aykırılığın tespiti ve iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı … A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … ile diğer davalı şirketler arasında yönetim ve ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davalı …’ın diğer davalı şirketlerce kendisine verilen hizmetin düşük maliyetlerle gerçekleştirildiğini bile bile şirketin personel hizmetlerinin söz konusu firmalarca yüksek bedellerle karşılandığını, davalılar Çemaş, Asya ve Mey Madencilik’in kestiği faturalarda söz konusu şirketler tarafından verilmeyen ve verilmesi mümkün olmayan hizmet kalemleri bulunduğunu, faturalardaki fiktif hizmet kalemlerinin hizmet bedellerinin şişirildiği ve yüksek bedelli faturalar kesildiğini bu şekliyle davalı …’ın diğer davalı şirketlere örtülü kazanç sağladığını, söz konusu işlemlerin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … A.Ş vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen olayların zaman aşımına uğradığını, müvekkiline hizmet sağlayan firmaların birbirlerinin yedeği olduğunu, hizmet verilmeden para ödenmediğini, dönüşümlü olarak aynı personel ile hizmet verildiğini, faturaların benzer mahiyette olduğu iddialarının somut verilere dayanmadığını, sadece varsayımlara dayalı olarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak iddia edildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Asya A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; şirketin Uzan Grubu şirketlerinden olduğunu, yönetiminin devlette bulunduğunu, davacı tespitlerinin maddi dayanaklarının tetkik edilmesi, Mahkemece bilirkişi vasıtasıyla rapor alınması gerektiği, 2000-2003 yıllarını kapsayan dava konusu işlemlerin hukuka aykırılığının tespit edilmesinin veya iptalinin ne davacının denetim görevini yerine getirmesi açısından ne de hisse sahibi tasarrufçuların menfaatinin korunması açısından hukuki yarar elde edilmesinin imkanının kalmadığını, …’ın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın 11.06.2003 tarihinden itibaren borsada işlemlerinin durdurulup halka açık şirket olma vasfını kaybettiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin Uzan Grubu şirketlerinden olduğunu, yönetiminin devlette bulunduğunu, davacı tespitlerinin maddi dayanaklarının tetkik edilmesi, Mahkemece bilirkişi vasıtasıyla rapor alınması gerektiği, 2000-2003 yıllarını kapsayan dava konusu işlemlerin hukuka aykırılığının tespit edilmesinin veya iptalinin ne davacının denetim görevini yerine getirmesi açısından ne de hisse sahibi tasarrufçuların menfaatinin korunması açısından hukuki yarar elde edilmesinin imkanının kalmadığını, …’ın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın 11.06.2003 tarihinden itibaren borsada işlemlerinin durdurulup halka açık şirket olma vasfını kaybettiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4.Davalı Çemaş A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın zamanında harekete geçerek tasarrufçuyu koruması gerekirken 11.06.2003 tarihinde …’a el konulmasından sonra iddialarını ileri sürdüğünü, …’ın halka açık niteliğini fiilen kaybettiğini, 2000-2003 yılları arasını kapsayan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sermaye Piyasası Kanunu’nun 4487 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile değişik “temettü ve bedelsiz payların dağıtım esasları” başlıklı 15 inci maddesinin altıncı fıkrasında halka açık anonim ortaklıkların yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak gibi örtülü işlemlerde bulunarak kârını veya mal varlığını azaltamayacaklarının belirtildiği, bu gibi durumlarda kurulun Sermaye Piyasası Kurulu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereğince bu kanuna tabi anonim ortaklık ve sermaye piyasası kurumlarının kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuna aykırı görülen durum ve işlemleri ile sermayenin azalmasına veya kaybına yol açan işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için dava açmaya yetkili kılındığı, şirketlerin ilişkili kişiler arasında fiyatlar yolu ile örtülü kazanç aktarımı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 15 inci maddesinin altıncı fıkrası ile yasaklandığı, düzenlemelerin amacının bağımlı veya ilişkili şirketlerin işlemlerinin gerçek piyasa koşulları ile değerlendirilerek işlemlerinde uygulanması gereken piyasa fiyatlarının bulunması ve böylece pay sahiplerinin hakları ve vergi güvenliğinin sağlanması olduğu, yapılan bilirkişi incelemelerinde davalı … tarafından davalılar Asya A.Ş, … A.Ş. ve Çemaş A.Ş’ye hizmet bedeli olarak kesilen faturalar vasıtası ile örtülü kazanç aktarıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı … A.Ş yönünden taleple bağlı kalınmak sureti ile davalı Çukurova Elektrik A.Ş. tarafından 2000 yılından 31.12.2003 tarihine kadar davalı Asya Dahili Ticaret Müşavirlik A.Ş’ye 34.340.247,05 TL, davalı … Madencilik Yatırım Müşavirlik ve Ticaret A.Ş’ye 2.841.870,79 TL, davalı Çukurova Elektrik Cihaz İmalat ve Montaj A.Ş.’ye 3.016.254,48 TL örtülü kaynak aktarımı işleminin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereğince hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirketlerin hizmet bedeli olarak kesilen faturalar vasıtası ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 15 inci maddesinin son fıkrasına aykırı olarak örtülü kazanç aktırımı yaptığının tespit edildiğini, anılan karara karşı istinaf başvusunuda bulunulmasının sebebi, Kurul tarafından tespit edilen örtülü kazanç aktarımı tutarlarının mahkeme kararında tespit edilen tutarlardan farklı olmasından kaynaklandığını, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, 26.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda faturalarda yer alan ve fiktif nitelikteki müşavirlik ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin bir değerlendirme yapılmayarak, işçilik maliyeti olarak yalnızca özel güvenlik hizmeti alındığının belirtildiğini, 20.07.2004 tarihli denetleme raporunda yer verilen personel maliyetleri dışında işçilere yemek, yol vb. gibi ek giderlere katlandığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, dolayısıyla bilirkişi raporunda söz konusu şirketlerin işçilik maliyetlerine eğitim, yemek, yol ve fazla mesai gibi giderler eklenerek daha yüksek hesaplanmasının gerçekçi bir yaklaşım olmadığını, kaldı ki söz konusu raporda bu yaklaşımın somut delillere de dayandırılmadığını, öte yandan 26.12.2016 tarihli raporda …’tan Asya A.Ş.’ye örtülü şekilde aktarılan tutar olarak hesaplanan 34.340.247.057.873,00 TL’nin, eksik hesaplandığı anlaşılmakla 20.07.2004 tarihli denetleme raporunda tespit edilen 45.290.733.716.435,00 TL tutarından herhangi bir indirim yapılmaması gerektiğini, … tarafından yönetim ve ortaklık ilişkisi bulunan Asya … A.Ş.’ye 45.290.733.716.435,00 TL, Çemaş’a ise 8.244.633.608.351,00 TL kaynak aktarıldığı, diğer bir ifadeyle anılan şirketlere bu tutarda örtülü kazanç aktarımında bulunulduğu açık olup anılan tutarlar yerine 34.340.247,05 TL ve 3.016.254,48 TL üzerinden hüküm kuran ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunduğundan kararın kaldırılmasını ve talep çerçevesindeki tutarlar üzerinden hüküm kurulmasını istemiştir.

2.Davalı Çukurova Elektrik A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle dosyada taraf teşkilinin sağlanamadığını, davanın yargılama aşamasında gerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından dosyaya bildirilen yazılardan gerekse de ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden verilen cevaplarda, diğer davalı şirketlerin ticaret sicilden terkin edildiğinin bildirildiğini, davalılar Asya….A.Ş., … Madencilik….A.Ş. ve Çukurova Elektrik Elektrikli Cihaz….A.Ş. kayıtlı bulundukları Ticaret Sicilden terkin edildiklerinden dosyada taraf teşkili sağlanamadığını, taraf teşkili sağlanmadan davaya devam edilmesinin mümkün olmadığını, bunun yanı sıra dosyada alınan tüm raporların birbiri ile çeliştiğini, kararın bu nedenle de bozulması gerektiğini, 30.01.2014 tarihli celsede dosyanın aynı bilirkişi heyetine gönderilerek yeniden rapor alınmasına karar verilmiş ise de görevlendirilen bilirkişilerin güvenlik konusunda uzman olmadığı gibi heyetçe de ara kararda belirtilen hususların hiç birisinin yerine getirilemediğini, bilirkişilerce eksik bilgi ve belgelerin bulunduğu tespit edildiğini, bu belgelerin dosyaya sunulmadan eksik inceleme ile hazırlanan ve dosyadaki tüm raporlar ile çelişen 26.12.2016 tarihli üçüncü ek rapora dayanılarak usul ve kanuna aykırı şekilde karar verildiğini, bunun yanında tüm davalıların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması istendiği ve Mahkemece bu hususta yerine inceleme yetkisi verildiği halde gerek diğer davalıların gerekse müvekkili şirketin ticari defterleri olarak incelenmediğini, zira diğer davalı şirketlerin dava konusu edilen dönem ile ilgili bilanço ve gelir tablolarının sunulmadığı gibi diğer davalı şirketlerin kurumlar vergisi beyannamelerinin dahi dosyaya ibraz edilmediğini, karara dayanak yapılan ek raporda bilirkişilerce sadece müvekkili …’ın kurumlar vergisi beyannameleri eksik ve hatalı incelendiğini, Mahkemece kararının gerekçesi ile hüküm kısmının birbiriyle çeliştiğini, kararın bu yönden de bozulması gerektiğini, usulünce taraf teşkili sağlanmadan, tüm deliller toplanmadan ve özellikle müvekkili şirket de dahil tüm davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları yerinde veya celp olunarak incelenmeden ve gerekle müzekkereler yazılıp emsal araştırması yapılmadan, dosyada çelişkili raporlar olmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden hüküm vermeye elverişli bir rapor alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın gerekçe kısmı ile hüküm kısmının birbirinden farklı olması dahi mutlak bozma nedeni olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işletme müdürlüğünde bulunan arşivlerde ve … tarafından kullanılan AS-400 bilgisayar sistemi üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde söz konusu dönemlere ait ücret ve ödeme listelerinin sadece bir kısmına ulaşılabildiği, arşivlerde ücret bordrolarının bir kısmına ulaşılabildiği, belirtilen tarih aralığında güvenlik hizmetinin kaç kişi ile yürütüldüğü, özel güvenlik görevlisi ve proje için gerekli yönetici ve vardiya amirlerinin sayısının tespiti için yeterli belgeye ulaşılamadığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davalılar Asya, Mey Madencilik ve Çemaş’ın birbirinin devamı olan şirketler olduğu, söz konusu şirketlerin …’ın yönetiminde bulunan Uzan ailesinin kontrolü altından olan şirketler olduğu, söz konusu şirketlerin dava konusu dönemde davalı …’a verilen hizmet bakımından faturaların şişirilerek davalı … tarafından diğer davalı şirketlere örtülü kazanç sağlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olayın oluşuna uygun ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı … A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle reddedilen kısım bakımından kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendine aykırılığın tespiti ve işlemin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin son paragrafında belirtilen 26.12.2016 tarihli ek raporda davalı şirketler tarafından …’a fazla ödeme yapıldığı şeklindeki tespit davacı şirket ile davalı şirketin yerlerinin maddi hata ile değiştirilerek yazılmasından kaynaklandığı açık olup, maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı … vekili vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.