YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1659
KARAR NO : 2023/5397
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/357 Esas, 2021/1406 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECEMAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/335 E., 2019/257 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) İptali, Markanın Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı … davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “makro/macro” asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının davacının markaları ile çok benzer olan “Macropinna” ibaresini 1, 4 ve 29 uncu sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırmaya yol açacak düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamlarındaki malların da benzer olduklarını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, “MACRO” ve “MAKRO” ibaresinin müvekkili ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olduğunu, ayrıca müvekkiline ait “www.macrocenter.com.tr” adlı web sitesinin bulunduğunu, marka başvurusunun müvekkilinin markasının tanınırlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-4437 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili, YİDK tarafından verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Petro-Yağ ve Kimyasallar San.Tic. A.Ş.vekili, markalar arasında benzerlik bulunmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi koşullarının başvuru kapsamındaki 29. sınıfta yer alan “yenilebilir bitkisel yağlar” emtiası açısından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2018-M-4437sayılı kararının 29. sınıfta yer alan “yenilebilir bitkisel yağlar” emtiası açısından kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2017/75042 sayılı markanın 29. sınıfta yer alan “yenilebilir bitkisel yağlar” emtiası ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “macropinna” ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında SMK’nın 6. maddesi anlamında yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, “macropinna” markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında iltibasın bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Petro-Yağ ve Kimyasallar San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 29. sınıftaki yenilebilir bitkisel yağlar emtiası bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının “MACRO/MAKRO” ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe’de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda “macro” ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak “macropinna” ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda “MAKRO/MACRO” asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan “MACRO” ibaresini markasına koyarken, sonradan üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının “MACRO/MAKRO” ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile davacının markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ıncı maddesi 1 inci fıkrası uyarınca benzerlik olduğu, karıştırılma ihtimalinin saptanmasında farklılıkların değil benzerliklerin önemli olduğu, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal olarak benzerlik olduğu, dava konusu markanın davacı şirket seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, markasının tanınmış marka olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait markanın davacı markası ile benzerliği sebebiyle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.