Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2222 E. 2023/2105 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2222
KARAR NO : 2023/2105
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/2716 Esas, 2022/7 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından kendisi aleyhine başlatılan icra takibine konu senetlerin, kendisinin dava dışı …’e boş şekilde ve teminat olarak verilen senetler olduğunu ve bunların bedelsiz kaldıklarını, davalının bu durumu bildiği halde senetleri alıp kendi adına düzenlenmiş gibi doldurduğunu belirterek, İskenderun 3. İcra Müdürlüğünün 2010/5145 sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senetlerdeki imzaların davacı tarafından inkar edilmediğini, işbu menfi tespit davasında ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.09.2012 tarih, 2011/696 E. ve 2012/252 K. sayılı kararı ile davacı ile dava dışı …’in arasında düzenlenen ve daha sonra iptal edilen satış sözleşmesi kapsamında verilen dava konusu iki adet senedin teminat senedi olarak verildiği, …’in ise borçlu bulunduğu davalı …’a olan borcundan kurtulmak amacıyla baskı altında bu iki adet senedi boş olarak verdiği ve …’ın da senetleri bilerek aldığı, iyi niyetli ve dürüst üçüncü bir kişi konumunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28.02.2013 tarih, 2012/18236 E. ve 2013/3748 K. sayılı kararıyla İskenderun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasında dava konusu senetlerin de aralarında bulunduğu bir kısım senetler hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan davalı hakkında ceza davası açıldığının anlaşıldığı, mahkemece, Mülga 818 sayılı Borçlar Kanun’un 53 üncü maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 74 üncü maddesi) gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca ceza davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.10.2015 tarih, 2014/1079 E. ve 2015/872K. sayılı kararı ile gerekçesiyle uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’u (6102 sayılı Kanun) kapsamında kaldığının anlaşıldığı, aynı Yasa’nın 4 üncü maddesine göre ticari dava sayıldığı, 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak kabul edildiği gerekçesiyle mahkemenin görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarih, 2016/3104 E. ve 2016/6977 K. sayılı kararıyla 16.08.2011 olan dava tarihinde, asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olduğu taraflarca süresinde ve usulüne uygun bir iş bölümü itirazında bulunulmadığından, mahkemenin yazılı şekilde görevsizlik kararı vermesinin doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takibe konulan 25.000,00 TL bedelli senedin daire alımına ilişkin teminat olmak üzere boş olarak imzalandığı ve senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, senedin doldurularak işleme konulduğunun aksinin ancak yazılı veya kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, bu yönde bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığı, davalı hakkında açılan bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin davada beraat ettiği ve kararın kesinleştiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra inkâr tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadığını, 29.05.2010 tarihli satış sözleşmede dava dışı üçüncü kişi ile yapılan sözleşmeden daire satışı karşılığında iki adet senedin teminat olarak verilmiş olduğu ve bu senetlerin hiçbir şekilde üçüncü kişilere verilmeyeceğinin hüküm altına alındığını, ancak satışın fesih sözleşmesi ile iptal edildiğini, ceza dosyası kapsamında sözleşmenin tarafı olan üçüncü kişinin dava konusu senedi davalıya kendisinin boş olarak verdiğini, bu senetleri davacıdan teminat senedi olarak aldığını ve davalının tefecilik yaptığını, davalının baskısı nedeniyle boş senetleri davalıya vermek zorunda kaldığını, davalının iyi niyetli olmadığını beyan ettiğini, senetlerin sahte olabileceğinin iddiası üzerine İskenderun Cumhuriyet Savcılığınca 2017/16304 numaralı dosyası inceleme yapıldığını ve Adana Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünden alınan raporda imzaların davacıya ait olmadığını ve Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ise bonolar üzerindeki yazıların sözleşmenin tarafı olan dava dışı kişi ile davalıya ait olduğunun belirlendiğini bu hususun mahkemece hatalı değerlendirildiğinden kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanun’un (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi. 6100 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi uyarınca, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecek olmasına, davacının dava konusu bonolar altındaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasını, dilekçeler teatisinden sonra ileri sürmesinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olmasına, 6100 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu konuda ıslah veya karşı tarafın buna açıkça muvafakatı da bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28.02.2013 tarih, 2012/18236 E. ve 2013/3748 K. sayılı ilamıyla, İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bekletici mesele yapılan dosyada bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen beraat kararının kesinleştiğinden bahisle yazılı gerekçeyle karar verilmiş ise de Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarih, 2012/5362 E. ve 2021/2310 K. sayılı kararında, sanık … hakkında isnat edilen eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle bozma kararı verildiği, delilerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık suçlarından açılan davaların birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğundan cihetle bozmaya uyularak İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.10.2021 tarih, 2021/416 E. Ve 2021/380 K. sayılı kararında da davaya konu bedelsiz senedi kullanma suçunun da yer aldığı diğer suçlardan beraat kararının kesinleştirilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğuna ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin belirtilen tarih ve sayılı kararına işaret edilerek karar kesinleştiğinde dosyanın usulüne uygun olarak görevsizlik kararı verilebilmesi için İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iadesine karar verildiği, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında S-2022/15787 Tebliğname numarasını aldığı anlaşılmakla uyulan bozma ilamı gereğince davaya konu bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşme şerhinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının belirtilen ceza mahkemesi kararının neticesine göre belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Temyiz peşin harçlarının mümeyyiz taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1 uyarınca kesin olmak üzere,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.