YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2564
KARAR NO : 2023/6526
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020 /496 Esas, 2021/1659 Karar
HÜKÜM : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/76 E., 2018/128 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı … vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin … markasını 33 yıldır sağlık sektöründe yoğun şekilde kullandığı ve 1996’dan itibaren tescille koruma sağladığını, davaya konu 2015/26191 sayılı ve “… ÜNİVERSİTESİ … LABORATUVARI” ibareli başvuruya karşı sundukları itiraz üzerine, Markalar Dairesince başvurunun davacı şirkete ait 36, 41 ve 42 nci sınıflara hizmetlerde tescilli 177751 sayılı …, 37 nci sınıfa konu hizmetlerde tescilli 2009/30233 sayılı …, 44 üncü sınıfa konu hizmetlerde tescilli “… LABARATUVARI” markalarıyla benzer bulunarak başvurunun kapsamından 41, 42 ve 44 üncü sınıflarda yeralan hizmetlerin çıkartıldığını, başvuru kapsamında bırakılan 9 ve 16 ncı sınıflarda yeralan ürünler bakımından da başvurunun reddi gerektiği ve başvurunun kötüniyete dayandığı gerekçeleriyle YİDK nezdinde yaptıkları itirazın sonuçsuz kaldığını, oysa 9 uncu sınıfta tesciline izin verilen bazı malların 42 ve 44 üncü sınıflarda yeralan hizmetlerle ve 16 ncı sınıfta tesciline izin verilen bazı malların ise 41 inci sınıfa konu hizmetlerle çok benzer ve ilişkilendirilebilecek nitelikte olduğunu, başvurunun davacının … ibareli markalarının serisi olarak algılanacağını, davalı Üniversitenin … ve … Üniversitesi ibareleri için 41 inci sınıfta birebir aynı hizmetler için 2014’de yaptığı önceki başvuruların 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedildiği ve bu kararlara karşı açılan davaların da reddedildiğini ileri sürerek 2016-M-12725 sayılı YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş olması halinde 2015/26191 sayılı ve “… ÜNİVERSİTESİ … LABORATUVARI” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddinini istemiştir.
2.Davalı Üniversite vekili cevap dilekçesinde; … Üniversitesinin, 556 sayılı KHK’ya nazaran özel hüküm niteliğindeki 27.02.2014 tarihli kanun ile kurulması sebebiyle, … markasının kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağını, markayı davacının markalarının tescilli olduğu ve fakat kullanılmadığı 41 nci sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullandıklarını, yapılan yatırımlar ile harcanan emek ve sermayeyle markaya ayırtedicilik kazandırdıklarını, davaya konu 2015/26191 sayılı ve “… ÜNİVERSİTESİ … LABORATUVARI” markasının özgün ve original bir şekilde bütün olarak tasarlandığını ve uzun süredir kullanıldığını, davacıya karşı İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde … markalarının kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davası açtıklarını, alınan bilirkişi raporu ve mahkemenin 2014/242 E. ve 2016/23 K. sayılı ve 03.03.2016 tarihli gerekçeli kararında 177751 sayılı … markasının 41 nci sınıfa konu hizmetler bakımından iptaline hükmedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “… ÜNİVERSİTESİ … LABORATUVARI” ibareli başvurusu ile davacının “şekil+… LABORATUVARI”, “…” markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı markaları ile davalının başvuru markası arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibasın olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, ayrıca davalı üniversite tarafından kötüniyetli marka başvurusu yapıldığı hususunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hatalı tespitlere yer verildiğini, Kurum kararında dahi benzerliğin kabul edildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ama yeni bir heyetten rapor alınmadığını, emsal dosyada alınan bilirkişi raporunda benzerliğin belirlendiğini, dava dilekçesindeki iddiaların dışına çıkıldığını, davaya konu markanın 9 ve 16 ncı sınıf mallar bakımından da karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, 9 uncu sınıf malların müvekkilinin markasının kapsamındaki mallar ile ilgili olduğunu, kararın yerinde bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 16 ncı sınıf hizmetler yönünden, davalının marka tescil başvurusunun, davacının itirazında dayandığı 177751, 2009/30233 ve 2009/30234 sayılı markaların kapsamındaki hizmetler ile benzer olup olmadığının ayrıca bir incelemeyi gerektirdiği, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 22.01.2018 havale tarihli raporda, dava konusu markanın tescili kapsamında bırakılan ürünlerden “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programlan ve yazılımlarının” davacının itiraza mesnet 177751 sayılı … ibareli markasının tescili kapsamında olan “bilgisayar donanımlan sahasında danışma, bilgisayar programcılığı, bilgisayar yazılımlarının kiralanması, bilgisayar yazılımlarının güncelleştirilmesi” hizmetleriyle aynı tür/benzer mal ve hizmet niteliğinde olduğu belirlendiği, davacı şirket tarafından, itiraza dayanak markalarının tanınmışlığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı ve itiraza mesnet markaların tanınmış olmadığı, 556 sayılı KHK.’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki sayılan koşulların oluşmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönündeki iddianın da somut delillerle ispatlanamadığı, bu itibarla mahkemece, 9 uncu sınıftaki “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programlan ve yazılımları; 16. sınıftaki “Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar)”; ürünleri bakımından, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddedilmesi doğru görülmediği, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse “düzelterek yeniden esas hakkında” duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2016-M-12725 sayılı YİDK kararının 9 uncu sınıftaki “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programlan ve yazılımları; 16 ncı sınıftaki “Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar)”; ürünleri bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Üniversite adına tescil edilen 2015/26191 sayılı “… ÜNİVERSİTESİ … LABORATUVARI” ibareli markanın, 9 uncu sınıftaki “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programlan ve yazılımları; 16 ncı sınıftaki “Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar)”; ürünleri bakımından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın talepleri gibi kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum kararının hukuka ve yasalara uygun olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
3.Diğer davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesinin kanun ile kurulduğunu, … markasının kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağını, markayı davacının markalarının tescilli olduğu ve fakat kullanılmadığı 41 nci sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullandıklarını, yapılan yatırımlar ile harcanan emek ve sermayeyle markaya ayırtedicilik kazandırdıklarını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı … davalı TPMK’ya ayrı ayrı yükletilmesine,
Davalı … harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’ne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.