YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2582
KARAR NO : 2023/6382
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/541 Esas, 2021/1699 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/12 E., 2019/415 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Şirket tarafından yapılan 2015/04316 sayılı tasarım tescil başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini ve 2015/04316 sayılı başvurunun 1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 15, 16, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 67 sıra numaralı tasarımlarının iptaline karar verildiğini, başvuru kapsamında yer alan diğer tasarımlar yönünden ise itirazlarının reddedildiğini, oysa başvuru kapsamındaki diğer tasarımların da iptalinin gerektiğini, çünkü bu tasarımların da yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadıklarını, davalı Kurum kararında iptaline karar verilen tasarımlar ile tesciline karar verilen dava konusu tasarımlar arasında farklılık bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2016/T-559 sayılı kararının, 2015/04316/4, 41, 42, 43, 44, 45, 47, 48, 49, 51, 52, 53, 66 nolu tasarımlar yönünden iptaline, bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımlar ile dava dilekçesi ekinde yer alan oyuncakların benzer olmadığını, müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2015/04316-4,41, 42, 43, 44, 45, 52 ve 53 nolu tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladıkları, 2015/04316-47, 48, 49, 51 ve 66 nolu tasarımların ise yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağlamadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2016/T-559 sayılı kararının 2015/04316-47, 48, 49, 51, 66 sayılı tasarımlar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, davalı adına tescilli 2015/04316-47, 48, 49, 51, 66 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlükle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerek bu dava ile gerekse daha önce açtığı davalar ile müvekkilinin itibarını zedelemek istediğini, ayrıca mahkeme kanalıyla sürekli müvekkilini yıldırmaya ve adını lekelemeye çalıştığını, davacının daha önce de defaatle açtığı ve kaybettiği davalara ilişkin kararların dosyada mevcut olduğunu, davacının kötü niyetli bulunduğunu, davaya konu tasarımların, davacının iddia ettiği gibi kendi ürünleri ile aynı olmadığını, bu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını, müvekkil Şirketin tasarımlarının farklılıklarının, bilgilenmiş kullanıcı tarafından bariz şekilde anlaşılacağını, dosya kapsamında alınan ek raporda da ürünler arasındaki farklılığın kabul edildiğini, bilirkişilerin değerlendirme yaparken eksik değerlendirmelerde bulunduklarını, piyasadaki diğer tasarım çeşitlerinin de incelenmesi ve seçenek özgürlüğü yönünden değerlendirilme yapılması gerekirken bunun yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdıklarını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu 49 nolu tasarım yönünden itiraz aşamasında herhangi bir görsel sunulmadığını, dolayısıyla bu tasarım yönünden iptal kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ürünler arasındaki benzerliklerin teknik zorunluluklardan kaynaklandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2015/04316-47, 48, 49, 51, 66 sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadıklarının içinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, buna göre dava konusu 2015/04316-47, 48, 49, 51, 66 sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıkları, davacı tarafça tasarım başvurusuna itiraz aşamasında açıkça 49 nolu tasarıma da itiraz edildiği ve bu tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran görselin de itiraz aşamasında davalı Kuruma sunulduğu, dolayısıyla bu yöne ilişkin davalı Kurum vekilinin istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, davacı ile davalı Şirket arasında görülen ve sonuçlanan diğer davaların, işbu dava konusu tasarımlara ilişkin olmamaları nedeniyle eldeki davayı etkilemeyecekleri gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5, 6 ve 7 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.