Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2801 E. 2023/6485 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2801
KARAR NO : 2023/6485
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/884 Esas, 2022/318 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/792 E., 2019/222 K.

Taraflar arasındaki portföy tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 27.02.2009 tarihinde belirsiz süreli acentelik sözleşmesi imzalandığını, davalının 12.12.2012 tarihinde sözleşmeyi soyut ve haksız gerekçelerle tek olarak feshettiğini, fesih ihbarında, acentelik sözleşmesinde belirtilen şartlara ve talimatlara uyulmadığının açıklandığını, fesih için herhangi bir somut gerekçe gösterilmediğini, 20.03.2012 tarihinden itibaren 21 plaka dışındaki araçların poliçe işlemlerinin yapılamadığını, bu durumun tespit raporu ile belirlendiğini, müvekkilinin fesih tarihine kadar tüm edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşmenin devamı boyunca davalıya önemli oranda müşteri çevresi kazandırıldığını, sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalının müvekkiline portföy tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.01.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 133.286,35 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı gerekçelerle feshettiğini ve somut olayda portföy tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … şirketinin, davacı acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ettiği, davacının bu nedenle portföy tazminatına hak kazandığı, davacı yanca ıslah yapılmış ise de Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurusu kabul edilerek kararın kaldırıldığını ve yargılamaya devam edildiğini, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başlangıçta 1.000,00 TL olarak açtıkları kısmi davanın eksik harcını tamamladıklarını, Mahkemece, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı belirtilmiş ise de yapmış oldukları işlemin teknik olarak eksik harcın tamamlanması niteliğinde olduğunu zira davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, davayı açarken müvekkilinin gerçek zararının ne kadar olduğunu bilme imkanlarının bulunmadığını, dolayısıyla bu işleme ilişkin dilekçelerinde her ne kadar ıslah terimini kullanmış iseler de yapılan işlemin ıslah olmayıp eksik harcın tamamlanması niteliğinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı portföy tazminatının tahsili istemiyle dava açılmış olduğu, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairenin 01.06.2017 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının, bir takım eksikliklerin tamamlanması için kaldırıldığı ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, söz konusu kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davacının 133.286,35 TL tazminat talep edebileceğinin belirtildiği, davacının bu miktar üzerinden dava belirleme ve harç yatırdığı, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı belirtilmiş ise de davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacının kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava belirleme ve harç dilekçesi sunmuş olduğu yapılan işlemin teknik anlamda ıslah olmayıp, davanın niteliği gereği dava değerinin belirlenmesi ve eksik harcın ikmali niteliğinde olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin yazılı gerekçesi doğru olmayıp davacı yanca harcı ikmal edilen değer üzerinden davanın değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında, üçlü bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu ve davalının rejisto kayıtlarına göre bilirkişilerce hesap edilen miktarın davacı tarafça talep edildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne 133.286,35 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve davacı yanca sunulan dilekçenin teknik anlamda ıslah dilekçesi olmadığına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, dosyada bir sureti bulunan makbuzdan da görüleceği üzere davacı yanca yatırılan harcın ıslah harcı olarak yatırıldığını, davacının dava değerini yükselttiğine ilişkin bir beyanının da olmadığını, yapılan işlemin ıslah niteliğinde olduğunu, bozmadan sonra ıslah yasağının ihlal edildiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini, bu hususun yeterince incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, somut olayda, portföy tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, portföy tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 122 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin on altıncı fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.