Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2906 E. 2023/3741 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2906
KARAR NO : 2023/3741
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/96 Esas, 2021/744Karar
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit (asıl dava) ve itirazın iptali (birleşen dava) davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Davacılar vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında 09.11.2006 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin akdedildiğini, diğer davacıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, 23.02.2007 tarihli finansal kiralama tadil sözleşmesi ile tedarikçi firma Membraneworks Gmbh’ye ait proforma faturanın ve ödeme planının değiştirilmesi amacıyla ikinci bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ve sözleşmenin eki olan proforma fatura ile finansal kiralama konusu malın değerinin 230.000,00 İsviçre Frangı (CHF) olduğunun, bu bedelin 190.000,00 CHF’sinin teyitten 18 ay sonra, 40.000,00 CHF’sinin ise montajın gerçekleşmesinden ve davacı şirketin bu husustaki onayından 18 ay sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tedarikçi firmanın malı müvekkili şirkete teslim etmekle beraber malın montajını yapmadığını, davalı şirkete 26.02.2008 tarihinde gönderdikleri ihtarnameyle, tedarikçi firmanın montaj yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek bakiye 40.000,00 CHF’nin ödenmemesini talep ettiklerini ancak davalı firmanın bu uyarıya rağmen bu tutarı 14.01.2009 tarihinde tedarikçi firmaya ödediğini, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle müvekkilinin bu tutardan sorumlu olmadığını ancak davalı firma tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnameyle, 40.000,00 CHF’de dahil olmak üzere toplam 42.954,18 USD’nin kendisine ödenmesini talep ettiğini ileri sürerek davacıların davalıya 42.954,18 USD borçlu olmadığının tespitine, sözleşme konusu malın davacı şirkete aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında finansal kiralama sözleşmesinin akdedildiğini, diğer davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesiyle, kiralanan malın montajının kiralayana ait olduğunun kararlaştırıldığını, finansal kiralama sözleşmelerinin mahiyeti gereğince kiralayanın malın montajından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereğince, sözleşme bedeli olan 230.000,00 CHF’nin 40.000,00 CHF’lik kısmının ödenmesinin kiralamaya konu malın montajının tedarikçi firma tarafından yapılması şartına bağlandığını, müvekkillerince davacıya gönderilen ihtarnameyle, tedarikçi firmanın malın montajını yapmadığı belirtilerek bakiye 40.000,00 CHF’nin ödenmemesinin talep edildiğini ancak davacının buna rağmen bu tutarı tedarikçi firmaya ödediğini, müvekkillerinin bu tutardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 11.02.2016 tarih, 2010/37 E., 2016/64 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın finansal kiralama sözleşmesine konu çadırın montajının kiralayan …Finansal Kiralama A.O. tarafından yapılıp yapılmayacağı, buna göre 40.000,00 CHF’nin satın alınan dava dışı Membraneworks Gmbh’ye ödenmesi nedeniyle sözleşme kapsamında davalıdan tahsil edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi noktasında toplandığı, yapılan keşifte mebran çadırın montesinin yapılmış ve herhangi bir ayıbının da bulunmadığının anlaşıldığı, asıl davada, davacı yanca, …Finansal A.O.’nın çadırın montajını yapmaması nedeniyle son ödediği çadır bakiye bedeli 40.000,00 CHF’yi talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de davalı şirketin bir finansal kiralama şirketi olduğu ve kuruluş amacı gözetildiğinde tarafına çadır monte edilmesi gibi bir hizmetin yüklenemeyeceği, böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığı yönünde kanaat edinildiğinden asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise bilirkişi raporunda davalı birleşen davada davacı …Finansal Kiralama A.O’nın 41.581,00 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2019/1640 E., 2019/4632 K. sayılı kararı ile “Asıl dava taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden dolayı bakiye kira borcu nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Birleşen dava ise ödenmeyen bakiye kira alacağının tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi ile yurt dışından dava dışı Membraneworks Gmbh şirketinden ithal edilecek diyafram gövdesi isimli malın bedeli ve teslimi hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık mal bedelinden bakiye kalan 40.000,00 CHF’nin (İsviçre Frangı) tahsilini isteyip isteyemeceği hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde yurt dışından tedarik edilecek malın montajının asıl dava davacısı finansal kiralamaya konu malın kiracısına ait olduğu belirlenmiş ise de; 23.02.2007 tarihli Ankara 17. Noterliği’nin 0773707681 numaralı belgesindeki proforma fatura örneğinde ödeme koşullarınınn190.000,00 CHF İsviçre Frangı’nın teyitten 18 ay sonra 40.000,00 CHF İsviçre Frangı’nın ise tesisin(montajın) gerçekleşmesinden 18 ay sonra ödeneceğinin belirtilmiş olduğu, asıl dava davacısı kiracı tarafından kiralayana Ankara 25. Noterliği’nin 26.02.2008 gün 07510 sayılı bildiriminde ‘‘Müvekkil ile Membraneworks Gmbh arasında yapılan sözleşme ile finansal kiralama yapılmıştır. Sözleşme dayanağı olan proforma faturada 190.000,00 CHF’nin teyitten 18 ay sonra 40.000,00 CHF’nin tesisin gerçekleşmesinden 18 ay sonra ödeneceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Diyafram gövdesi olarak tanımlanan mal müvekkile ait şantiye sahasına getirilmesine rağmen tam ve kullanılabilecek şekilde monte edilmiş olarak müvekkile teslim edilmemiştir. Dolayısıyla finansal kiralama sözleşmesi lehdarı tarafından yükümlülükler yerine getirilmemiştir. Sözleşme lehdarı tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile oluşan, oluşacak zararlarımızın ve gecikme cezasının karşılığını olmak üzere 40.000,00 CHF’nin lehdara ödenmemesi ve bu miktar kadar müvekkil Birlik Yapı A.Ş.’nin borcundan indirim yapılması gereğini vekil eden adına bilginize sunulur” şeklinde ihtaratta bulunulduğu anlaşılmıştır.

Söz konusu ihtar da 03.03.2008 tarihinde kiralayan şirkete tebliğ edilmiştir.İhtarnameye rağmen kiralayan şirket tarafından proforma faturada belirtilen 40.000,00 İsviçre Frangına ilişkin ödemenin tesisin (montajın) gerçekleşmesinden sonra yapılacağı belirtilmesine rağmen ve asıl dava davacısı kiracı tarafından kiraya konu malın tesisinin (montajının) yapılmadığı, 40.000,00 İsviçre Frangı’nın ödenmemesi yönünden kiracı tarafından ihtaratta bulunulmasına karşın 14.01.2009 tarihinde kiralayan şirket tarafından dava dışı yurt dışındaki tedarikçi firmaya ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda şayet ödeme yapıldığı tarihte proforma faturadaki montajın gerçekleşmesine ilişkin koşul yerine getirilmemiş ise davalı kiralayan şirketin ödemede kusurlu olduğu ve satıcının edimini tam olarak yerine getirmeden yapılan ödemeden dolayı sorumlu olacağı kuşkusuzdur.

Davacı kiracı montajın satıcı tedarikçi firma tarafından yapılmadığı, kendisi tarafından yapıldığını iddia etmiş bulunmaktadır. İddia eden iddiasını ispat ile yükümlü olup davacı, finansal kiralama şirketine karşı malın montajının kendisi tarafından yapıldığını usule uygun delillerle ispat etmesi gerekir.

Mahkemece yapılan sözleşme, ihtarname ve proforma faturaya ilişkin inceleme ve değerlendirme yetersiz olup yine hükme esas alınan bilirkişi raporları da hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece taraflara finansal kiralamaya konu malın montajının kim tarafından yapıldığına dair delillerin ibrazı sağlanarak şayet davacı kiracı montajın kendisi tarafından yapıldığını usule uygun delillerle ispatlar ise bu durumda asıl davanın davalısı kiralayan şirketin dava dışı kiralamaya konu malı satan 3. Kişiye yapmış olduğu 40.000,00 İsviçre Frangı bedelinden sorumlu olmayacağı ve davacının bu miktar kadar borçtan sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.

Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda tarafların delilleri toplanarak gerekli araştırma ve inceleme yapılıp gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle toplanacak delillere oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu membran çadırının montajının esas davada davacı olan Birlik Yapı A.Ş tarafından gerçekleştirildiği, bu nedenle asıl davada, davacının 40.000,00 CHF’den sorumlu tutulamayacağı, esas davada davacıların borçlu olmadığı tutarın 38.990,15 USD, birleşen davada ise davacının takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu tutarın 3.838,84 USD olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların davalıya 38.990,15 TL USD borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın 3.838,84 USD üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesiyle, kiralanan malın montajının kiralayana ait olduğunun kararlaştırıldığını, esasen finansal kiralama sözleşmelerinin mahiyeti gereğince de kiralayanın malın montajından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, asıl davada davacı yanca sunulan belgelerin malın montajının davacı şirket tarafından yapıldığını ispat noktasında yetersiz olduğunu zira bu hususta sunulan fatura ve makbuzların her zaman geriye yönelik olarak üretilebilecek adi nitelikte belgeler olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacağın tutarına ilişkin hesaplamanın hatalı ve eksik olup denetime elverişli olmadığını, alacak likit olduğundan icra inkar tazminata hükmedilmesi gerektiğini ve Mahkemece yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Asıl davada davacı birleşen davada davalılar vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacağın tutarına ilişkin hesaplamanın hatalı ve eksik olup denetime elverişli olmadığını, bunun yanında birleşen itirazın iptali davasında müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 inci ve 72 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.