YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3320
KARAR NO : 2023/6868
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1854 Esas, 2022/532 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/561 E., 2021/166 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait “Hakkari İli, … ilçesi, …., 804 rakımlı tepe mevkilerinde 40’ar kişilik, … Tepe mevkiinde 70 kişilik takım karakolları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi inşaatı” işinin davalı şirket tarafından sigortalandığını, poliçe dönemlerine dahil olmak üzere müvekkili şirkete ait poliçe kapsamındaki Biztepe mevkiinde yer alan karakolda 18.09.2013 tarihinde patlamanın meydana geldiğini ve patlamalar sonucunda inşaat alanındaki inşaat malzemelerinin kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin zararının oluştuğunu, bu hususun ihtarname ile davalıya bildirildiğini ancak bugüne kadar bir ödeme yapılmadığını, yapılan incelemeler neticesinde olayın terör eylemleri sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, poliçe kapsamında hasarın davalıdan tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile müvekkilinin zararı tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda arttırılmak üzere 1.000,00 TL’nin ihtarname tarihi olan 13.10.2014 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu hasarın meydana gelmesine sebebiyet veren olayın terör olayı olduğunu, meydana gelen zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının taleplerine karşı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Hakkari İli, … ilçesi, …, 804 rakımlı tepe mevkilerinde 40’ar kişilik, … Tepe mevkiinde 70 kişilik tanık karakolları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi inşaatı işinin” dava dışı yüklenici T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından davacı şirkete ihale edildiği, dava konusu iş sahasında ihale konusu iş nedeni ile doğabilecek rizikolar yönünden 29.08.2013 tarihinde 31.08.2013-15.07.2015 dönemine ilişkin olarak İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi tanzim edildiğinin sabit olduğu, ancak dava konusu sigorta poliçesinin “Grev, Lokavt ve Halk Hareketleri Teminatı” “Klozlar” başlıklı kısmında 2.bendinde; “Bu sigorta, doğrudan doğruya veya dolaylı yoldan aşağıdaki durumların neden olduğu veya bunlar sırasında veya bunların sonucunda meydana gelen ziya veya hasarları teminat altına almaz…c)Yasal olarak veya fiilen işbaşına gelmiş bir hükümeti devirmek veya terörizm veya şiddet yoluyla nüfuz altına almak amacıyla faaliyet gösteren bir örgüt namına veya böyle bir örgütle bağlantılı olarak hareket eden bir kişinin fiillerinin” açıkça poliçe teminatı haricinde olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut soruşturma belgeleri ile diğer delillere göre olayın terör saldırısı mahiyetinde olup aynı maddenin (c) bendi gereğince aksini ispat yükümlülüğü kendisine ait olan davacı tarafından da zararlandırıcı sigorta olayının terör saldırısı mahiyetinde olmadığı hususu iddia ve usulen kanıtlanamadığı, bu durumda, davalı … şirketinin dava konusu hasar nedeni ile tazmin sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçenin yapılma amacının bölgede var olan terör olayları olduğunu, söz konusu poliçenin müvekkiline teslim edilmediğini ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, somut olayda davalı … şirketinin kanunda açıkça düzenlenen ve Yargıtay kararlarıyla da sabit olan, poliçeyi teslim edimine aykırı davrandığını ve bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkiline teslim edilmemiş bu poliçede yer alan özel terör şartının müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davalı … şirketinin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, yerel mahkemece delillerin yeterince değerlendirilmeksizin, beyan ve itirazları göz önüne alınmaksızın usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.