YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3560
KARAR NO : 2023/7437
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/998 Esas, 2022/469 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1583 E., 2019/1467 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle Araban’a yerleştiklerini, bu arada da davalı ile tanıştıklarını, iş yapmak üzere … … ile 46 dönüm zeytinliğin alınması hususunda anlaştıklarını, sözleşme karşılığında 310.000,00 TL bedelli senedin verildiğini, … …’nın kendisinden habersiz …’in baskısı ile birlikte iş yaptığı … adlı şahsın üzerine taşınmazı geçirdiğini, senedin kendisine iade edilmediğini, dolandırıldığını, daha sonra … ve …’ın, öncesinde borçlu olduğu … …’ı evine zorla getirerek baskı ve korku altında 350.000,00 TL’lik iki adet senedi kendilerine imzalattırdıklarını, bu senetle ilgili ihtiyati haciz kararı alarak Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2015/139169 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, Araban Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/64 hazırlık sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, davalıya icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarını ileri sürerek, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2015/139169 E. sayılı dosyasına konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20’den … olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, bu yüzden davanın belge ile ispatlanmasının gerektiğini, tanık deliline dayanılamayacağını, davacıların delil olarak dayandıkları herhangi bir belgenin bulunmadığını, Araban Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/64 soruşturma sayılı dosyasının sırf delil elde edebilmek için yapıldığını, zaten bu belirtilen dosyanın da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığını, davacıların inşaat yapmak için Araban ilçesine geldiklerini, müvekkiline sattıkları hayali 2 adet dairenin karşılığı olarak bu senedi verdiklerini, davacıların bu senedi ödemek için vermediklerini, üzerlerine olan taşınmazları devrettiklerini, kötü niyetli olarak hareket ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak tutulan bonolardaki keşidecinin ve kefilin irade sakatlığına dayanıldığı, delil olarak gösterilen Araban Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/64 E. sayılı soruşturma dosyasının kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığı, davacıların tanıklarının beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, buna karşılık davalılar tarafından bildirilen tanıkların ise davacıların davaya konu senedi baskı ve tehdit altında olmaksızın imzaladıklarını beyan ettikleri, mahkememizce davacıların irade sakatlığına yönelik iddiayı ispatlayamadıkları, davacı tarafça davaya konu bononun düzenleme yerinin bulunmadığı, bu nedenle geçersiz olduğu yönünde iddiada bulunulmuş ise de bononun sağ alt kısmında “Araban” ibaresinin yer aldığı, yetkili mahkemenin de Gaziantep mahkemeleri olduğunun belirlendiği, dolayısıyla senet metninden anlaşılacağı üzere senedin düzenlenme yerinin Araban olduğu, mevcut bononun da zorunlu unsurları bulunan geçerli bir bono olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesinin (f) bendinde, bono ve … yazılı senetlerde tanzim, düzenleme ve keşide yerinin yazılı olması gerektiğinin düzenlendiğini, davaya konu senedin sağ alt tarafında imzanın hemen üstünde yetki yerinin belirtildiği kısımda Gaziantep Araban ibarelerinin yazılı olduğunu, yazılış yerleri itibariyle ikisinin birden sadece yetkiyi mi yoksa düzenleme yerini mi belirttiğinin anlaşılamadığını, bu karmaşayı yerel mahkeme heyetinin de yaşadığını, belirtilen hususun; keşide yerinin, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilir şekilde yazılmış olması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, iki kelimeden Gaziantep’in yetkiyi belirttiğinin tespitinin de hatalı olduğunu, icra dosyasına konu senedin yerel mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen tespitin tam tersi olduğunu, 310.000,00 TL bedelli bononun keşidecisinin asıl borçlu …, kefilin ise … … … olduğunu, hatalı tespit ile karar verildiğini, anılan kanun maddesinin (b) bendinde “bono veya … yazılı senetler kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermektedir” düzenlemesinin olduğunu, bu düzenlemeye göre bono ve … yazılı senetlerinin, illetten mücerret olmakla birlikte taraflardan birinin kambiyo senedini düzenlemesine neden olan ilişkiyi yargılama sırasında açıklaması halinde uyuşmazlığın yani borcun varlığının bu çerçevede çözülmesi gerektiğini, yargılama sırasında belirtikleri davalı …’ın soruşturma aşamasında bir takım ikrarlarda bulunduğunu, yargılama esnasında dinlettiği tanıkların da davalının ikrarını doğrular şekilde beyanlarda bulunduklarını, davalı …’ın ikrarına göre davaya konu senet ile gerçekleşen ticari ilişkinin tamamen müvekkili … … … ile davalı … arasında gerçekleştiğini, diğer müvekkili … ile arasında … kuruşluk ticari ilişkinin bulunmadığını, davaya konu senette keşideci asıl borçlu konumunda olan müvekkili …’in davalı …’a borçlu olmadığını, 24.01.2019 tarihli dilekçelerinde adı geçen soruşturma dosyasındaki davalının ve diğer tanık beyanlarının kronolojik sıralamasını yaptıklarını, müvekkillerinin borçlu olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu izah ettiklerini, yerel mahkemece bu beyanlarının dikkate alınmadığını, tüm olayın müvekkili …’in eski eşine ait olan ve çocuklarının barınması için geçici olarak müvekkili …’e bırakılan … müvekkilinin kızı …’ya iade edildiğini öğrenen davalının bu evi ele geçirmek istemesinden ibaret olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebep ve gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeni ile menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.