Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3688 E. 2023/7770 K. 28.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3688
KARAR NO : 2023/7770
KARAR TARİHİ : 28.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/928 Esas, 2022/475 Karar
ASIL DAVADA DAVACILAR : 1…. Eğitim Bilişim Yayıncılık ve
Danışmanlık Anonim Şirketi
2…. vekilleri Avukat …
vekili Avukat …
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin
2015/510 E.
DAVALILAR : 1.Uzmandil Eğitim Danışmanlık Basım Yayın Tic. Ltd. Şti.
2…. vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/25 E., 2018/266 K.

Taraflar arasındaki tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, … sahipliğinin tespiti davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davacıları vekili, asıl davanın davalısı, birleşen davanın davalıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacıları vekili ile birleşen davanın davalıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin uzaktan eğitim ve İngilizce eğitimine yönelik ses ve görsel dosyalar hazırlayıp internette yayınladığını, davalının işlettiği sitelerde müvekkiline ait çok sayıda soru ve çözümleri, ses ve video dosyaları, gramer ve yapısal gramer video kullanılarak ekonomik fayda elde ettiğinin tespit edildiğini, … nitelikteki bu çalışmaların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında kaldığını ileri sürerek telif hakkını ihlal eden yayınların durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, şimdilik 20.000,00 TL maddi zararın ve yoksun kalınan kazancın ile 20.000,00 TL manevi tazminatın internet sitesinin kurulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2-Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin 2011 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 2010 yılında hazırladığı ve sattığı içerikler üzerinde hak sahibi olduğunu, içeriklerin davalı şirketin 2011 yılında kurulmasıyla davalı şirket eliyle satılmaya devam edildiğini, davalı şirketin içerikleri hazırlattıran değil oluşmuş içerikleri ve bu içeriklerden oluşan paketi satan şirket olduğunu, müvekkilinin davalıdan bir talimat almadan kendisinin bu içerikleri hazırladığını, üniversitede öğretim üyesi olan müvekkili ile davalı arasında bir işçi- işveren ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek mali hak sahipliğinin müvekkilinde olduğunun ve müvekkili ile davalılar arasında işçi- işveren ilişkisi bulunmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığını, çalışmaların … olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının içerikleri bedeli karşılığı müvekkiline hazırladığını, Eylül ayı başına kadar davacıya ait hiçbir video ve ses dosyasının zaten kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, mali hak sahipliğinin zaten asıl davada değerlendirildiğini, içerikleri davalının talimat ve talepleri doğrultusunda üreten davacının hizmet bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İngilizce dil anlatımlı “gramer videoları, ses dosyaları ve video dosyaları” şeklindeki içeriklerin davacı … tarafından hazırlandığının iddia, kısmen davalı taraf savunması, tespit dosyasındaki bilirkişi raporu ve 18.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda geçen “tarafların iradelerinin yazılı bir sözleşme dışında internet ortamında yapılan elektronik yazışmalarla buluştuğu ve tarafların karşılıklı edimlerini ifa etmeye başladıkları, dava konusu içeriklerin Davacı tarafından hazırlanarak Davalının kullanımına sunulduğu sonrasında bu içerikler üzerindeki çoğaltma ve umuma iletim haklarının kullanımı karşılığında ücret alarak bu kullanıma … gösterdiği, davalı tarafından dava konusu içerikleri kullanım karşılığında belli bir ücret ödemeyi kabul ettiği ve zaman içerisinde belli aralıklarla ödeme yaptığı, yazılı bir … sözleşmesi veya mali hak devir sözleşmesi olmamakla birlikte, yazılı sekil şartına uyulmadan mali hakların devrine ilişkin bir sözleşme yapıldığı, tarafların edimlerini verine getirdikleri, artık sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilebileceği, karşılıklı tüm edimlerin verine getirildiği bu hukuki ilişkinin ortada yazılı bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebileceği, karşılıklı iradelerin zaman içinde bozulduğu, 12.08.2014 tarihli ihtar ile artık sözleşmenin ileriye dönük olarak fesih sonuçlarını doğurması gerektiği, ihtardan sonra dava konusu içeriklerin davalı tarafça adı geçen sitelerden kaldırılması tarihine kadar geçen sürede … dışı bir kullanım olduğu, bu fiilin 5846 sayılı Kanun kapsamında ihlal olarak nitelendirilmesi gerektiği” şeklindeki görüşü ile de anlaşıldığı, bu içeriklerin anılan Kanun kapsamında sahibinin hususiyetini de katan şekilde “ilim edebiyat” kategorisinde yer … … niteliği taşıdığı davacı tarafça kanıtlanmasa da 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinde tanımlanan hak sahibinin çoğaltma ve yayımlama konusunda men yetkisi kapsamında hakkı bulunduğundan davacıdan yazılı izin alınmadan ses, video, gramer şeklindeki bu içerik dosyalarının davalıya ait internet sitelerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda yayınlandığı, taraflar arasında 5846 sayılı Kanun’un 18 … maddesinin ikinci fıkrası anlamında amir-memur, işçi-işveren statüleri de oluştuğu konusunda kanaata varılamadığı, davalının da resmi bir belge ile bu durum ispat edemediği, 07.09.2015 ve 04.11.2015 tarihli bilirkişi rapor ve ek raporuna da itibar edilmediği, başlangıçta davacının çoğaltma ve umuma iletim haklarının kullanımı karşılığında ücret alarak bu kullanıma … gösterdiğinden, sonraki kullanımlarda manevi zarar oluşmadığı, birleşen dosyada ise; davacının internet sitelerindeki yayınlardaki gramer videoları, ses dosyaları, video dosyalarında … sahipliğinin ya da hak sahipliğinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden açılan davada ise İngilizce dil anlatımlı “gramer videoları, ses dosyaları ve video dosyaları” şeklindeki içeriklerin davacı … tarafından hazırlandığı, bu içeriklerin yukarıda belirtilen 5846 sayılı Kanun kapsamında sahibinin hususiyetini de katan şekilde “ilim edebiyat” kategorisinde yer … … niteliğinde olduğu davacı tarafça kanıtlanmasa da 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinde tanımlanan işaret, resim veya sesleri nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan hak sahibinin” çoğaltma ve yayımlama konusunda men yetkisi kapsamında hakkının kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacıya ait ses, video, gramer şeklindeki içerik dosyalarının davalı tarafa ait internet sitelerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda kullanıldığından bu içeriklerin davalı tarafın kullanıldığı internet sitelerinden kaldırılmasına, 4.333,20 TL’nin 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, diğer ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen dava yönünden; açılan davanın kabulüne, 2 nolu ara kararda geçen ses, video, gramer şeklindeki içerik dosyalarının davacı tarafa ait olduğunun (mali haklarının da davacı tarafa ait olduğunun) tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davanın davacıları, birleşen davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ürünlerinin … niteliği gereği korunması gerektiğini, 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği korunmasına yönelik nitelendirmenin yanlışlık içerdiğini, kararın önce verilen kararla çeliştiğini, aynı Kanun’un 68 nci maddesi uyarınca 3 kat tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemece sehven haksız rekabete göre tazminat belirlediğini, özgünlük katılan, öğrenimi kolaylaştıran, hususiyeti yansıtan müvekkilinin çalışmalarının … niteliği taşıdığını, haksız fiil tarihi başlangıcının yanlış hesaplandığını, ısrarlı taleplerine rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, kullanımın tespit edildiği diğer iki site yönünden de tazminat hesaplanması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin reddinin haksızlık içerdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davalıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin haksız rekabet hükümlerine göre davacının ihlal edilmiş bir hakkı olmadığı halde aksi düşünce ile tazminata ve içeriklerin kaldırılmasına karar vermesinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin talep, … ve talimatları doğrultusunda hizmet veren ve karşılığını … davacının mali hak sahibi sıfatının bulunmadığını, çalışan- çalıştıran ilişkisinin davacının da kabulünde olduğunu, mali hakların devrine dair geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, feshi ihbar ile müvekkilinin bu hakkının sonlandığı bir an için … edilse bile fesihten sonra davacının bir hakkının ihlal edilmediğini, ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacının e-mailleriyle kullanım hakkını süresiz olarak müvekkiline bıraktığını belirttiğini, davacıların birleşen davada hukuki yararlarının bulunmadığını, talebin zaten asıl davada değerlendirildiğini, asıl davada davacı şirketin aktif husumetinin, birleşen davada ise müvekkili … kişinin pasif husumetinin bulunmadığını, vekalet ücreti ile faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5846 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarının” ilim ve edebiyat eseri sayıldığı, dava konusu görsel …, ses ve video kayıtlarının da, piyasada var olan bilgiyi, farklı anlatım teknikleri ve sistematikle zenginleştirerek meydana getirilen ve sahibinin hususiyetini yansıtan bir çalışma olduğu ve ilim ve edebiyat eseri sayılması gerektiğinin anlaşıldığı, “ydsingilizce.com” … adlı internet sitesinin çalışır durumda olmadığı, “uzmantipdil.com” isimli internet sitesinde ise hak ihlali niteliğindeki bir içeriğin tespit edilemediği, davalılar vekilince sunulan istinaf dilekçesinde dava konusu internet sitesinin içeriklerinin hazırlanmasının ve internet sitesine yüklenmesinin …’e ait olduğu, bunun karşılığında da müvekkilinin …’e ücret ödeyeceği konusunda anlaşmanın bulunduğu hususunun kabul edildiği gibi, davalı şirkete ait “uzmaningilizce.com” internet sitesindeki görsellerin altında yazan “prepared on vaired by …” ibaresinden dahi, anılan internet sitesinin içeriklerinin davacı … tarafından hazırlanıp siteye yüklendiğinin anlaşıldığı, davacı …’in kurucularından olduğu internet sitesi için hazırlayıp davalı tarafa teslim ettiği materyaller karşılığında, gelirden pay aldığı … olduğundan, taraflar arasında 5846 sayılı Kanun’un 18 … maddesinin ikinci fıkrası anlamında, davacı …’in memur, hizmetli veya işçi olduğu bir ilişkinin bulunmadığı, davacı …’in davalı şirketin ortağı da olmadığından, aynı madde uyarınca davacının, davalı tüzel kişinin uzvu da sayılamayacağı, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun’un 18 … maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağı, her ne kadar 5846 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şart ise de, taraflarca 2011 yılında başlayıp 2013 yılına kadar devam eden süreçte, karşılıklı olarak edimlerin ifası sonucunda rızai bir sözleşmenin kurulduğu, artık geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulmadığının ileri sürülmesinin, hakkın kötüye kullanılması olacağı, taraflar arasında 2011-2013 yılları arasında yapılan e-mail yazışmalarından, davacının içerik sağladığı, davalıların da teknik işletimini üstlendiği sitenin 2013 yılına kadar birlikte çalıştırıldığı, 11.07.2013, 19.08.2013 ve 15.09.2013 tarihli e-maillerde davacının anılan sitenin mevcut kullanıcılarına 01.09.2014 tarihine kadar hizmet vermesinin kabul edildiği, ancak davacılarca noterden keşide edilen 12.08.2014 tarihli ihtarname ile site içeriğinin kaldırılması kesin olarak davalı şirketten istendiği, bu ihtarname davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde 13.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, o halde davalılarca 13.08.2014 tarihinden itibaren, davacının … sahibi bulunduğu içeriklerin kullanılmasının ihlal teşkil edeceği, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu internet sitesinde tespit edilebilen en son yayın tarihinin 28.07.2014 olduğu, bu tespitin yapıldığı tespit bilirkişisi rapor tarihinin de 05.08.2014 tarihini içerdiği, tüm bu tarihlerin 13.08.2014 tarihinden önce olduğu, davalıların işbu davanın açıldığı 26.08.2014 tarihinden önce, dava konusu içerikleri internet sitesinde yayınladıkları hakkında başka bir tespit bulunmadığı gibi, hem 07.09.2015 hem de 16.05.2016 tarihli bilirkişi heyet raporlarında, anılan içeriklerin yayından kaldırıldığı, ancak ne zaman kaldırıldığının tespitinin teknik olarak mümkün bulunmadığının bildirildiği, dolayısıyla asıl davada davalılarca, dava konusu içeriklerin davacıların haklarını ihlal edecek şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, dava konusu içeriklerin hak sahipliği konusunda taraflar arasında bir muarazanın yaşandığı, davacılarca anılan içeriklerin kendi işlettikleri internet sitelerinde kullanılmak istendiği, davacı …’ın da bu içeriklerin … sahibi bulunduğu tespit edildiğine göre, Mahkemece birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde ise bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 05.08.2014 tarihli tespit bilirkişi raporunda tespit edilen ses, video, gramer şeklindeki içerik dosyalarının mali hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacıları vekili ile birleşen davanın davalıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin bitme tarihinin ihtarname tarihi olan 12.08.2014 tarihi değil, e-posta yazışmalarından da görüleceği üzere Eylül 2023 tarihi olduğunu, müvekkilin bu tarihe kadar satın alınmış eğitim paketlerini, satın … kullanıcıların hak kaybına uğramamaları, davalı tarafın maddi zarar görmemesi, üyelere para iadesi yapmak zorunda kalmaması için Eylül 2014 tarihine kadar kullanabilmeleri için iyi niyetle izin verdiğini, ancak 1 Eylül 2013 ve sonrasında kendisine ait materyallerin paket içeriği olarak satışına müsaade etmediğini, 16.07.2014 tarihinde müvekkile ait 6000 üzeri materyalin hala sitede yer aldığının, satışı yapılan paketlerin içeriği olarak kullanıcılara sunulduğunun görüldüğünü, davalının, müvekkilin … kullanıcılar için 01.09.2013 tarihinde bitirdiği ilişkiyi devam ettirdiğini, 16.07.2014 tarihinde bile paket sattığını, bunun da davalının 2013 Eylül ayından beri … kullanıcılara müvekkiline ait materyalleri içeren paketleri sattığını gösterdiğini, bu süre içinde defter ve kayıtların incelenmesinden ne kadar bir satış yaptığının ortaya çıkacağını, çıkmasa bile hakimin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) gereği bir tazminata hükmedebileceğini, bilirkişinin davaya konu web sitelerine kullanıcı adı ve şifre olmadan erişemediği dolayısıyla bir tespit yapamadığı yönündeki, sanki bilirkişi değil de sıradan bir kullanıcı gibi yapmış oluğu basit açıklamasıyla gerekli inceleme yapılamadığını, bilirkişinin gerekli bilgiyi Mahkeme için edinmekte yetersiz kaldığını, bu davanın 2013 Eylül sonrası ihlaller için açıldığını, bilirkişi raporlarına dair itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik bilirkişilerin davalının serverlerini ve bilgisayarlarını inceleyerek … kayıtları bulabileceklerini, davalının defter ve kayıtlarını incelenerek bu süre içinde ne kadar üyelik yaptığının belirlenmesi, emsal ve rayiç bedele göre bir tazminat hesaplanması, hesaplanamaması durumunda ise 6098 sayılı Kanun’un hakime verdiği takdir yetkisi ile bir münasip tazminat verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davanın davalıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; “içerik” ifadesinin yanlış değerlendirilip hükümde; “içerik hazırlama işinin davacı …’e ait olduğuna dair davalının cevap dilekçesinde kabulü olduğuna” dair kısmın, “davalının 5846 sayılı Kanun’un 18 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mali hakları devralan sıfatına sahip olduğu savunmasına itibar edilmemiştir” şeklindeki kısmın, “davacı … ile davalı arasında memur, işçi ilişkisi bulunmadığından 5846 sayılı Kanun’un 18 … maddesinin ikinci fıkrasının somut olayda uygulanması mümkün değildir” kısmının, “davacının hizmeti 2013 yılında bıraktığı ve gerekçe olarak içeriklerin yayından kaldırılması için verilen süre içinde kaldırılmamasını ve hizmet bedelinin ödenmemesi gösterdiği” şeklinde savunmamız bulunduğuna dair kısmın, dava konusu içerik olarak gösterilen ses ve görüntüler (görsel metinler) içeren videoların … vasfında olmadığı ve İlk Derece Mahkemesinin bunların … vasfında olmadığına dair tespiti yerinde olduğu halde ve bu hususun tespiti teknik bilgi gerektirmekte iken salt 5846 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi hükmünü tekrar suretiyle ilim ve edebiyat eseri sayılmasına dair hükümdeki görüşün, “davacı …’in kurucularından olduğu internet sitesi için hazırlayıp davalı tarafa teslim ettiği materyaller” kısmının hükümden çıkartılması gerektiğini, Mahkemenin davacılardan …’in bağımsız olarak video dosyalarını hazırladığı, sonrasında bu videolar üzerinde çoğaltma ve umuma iletim haklarının kullanımını bir ücret karşılığında davalıya sunduğu düşüncesinin dosya kapsamına uygun düşmediğini, videoların müvekkil tarafından işletilen sitede yayınlanmasının dahi … sahibinin müvekkili olduğunu gösterdiğini, çalışan-çalıştıran ilişkisinin davacının kabulünde olduğunu, davacının mali hak sahipliği sıfatının bulunmadığını, müvekkili tarafından hazırlanmış olan gramer-soru vb. materyallere video çekimi yapma işinden başka bir iş yapmayan davacının hazırlamış olduğu bu içeriklerin … niteliği taşımadığını, birleşen davanın reddinin gerektiğini, birleşen davada … kişi davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davalar, tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, … sahipliğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 5846 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası, 18 … maddesinin ikinci fıkrası, 84 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacıları vekili ile birleşen davanın davalıları vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacılar ile birleşen davada davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.