YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3747
KARAR NO : 2023/7645
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/296 Esas, 2022/375 Karar
vekili …
Limited Şirketi
2…. vekilleri Avukat …
TASFİYE MEMURU : …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/612 E., 2018/343 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin ise başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin danışmanı olduğu 06.08.2009 tarihli komisyon sözleşmesi gereğince dava dışı şirket tarafından 10.000,00 euro … ücretinin ödenmesi üzerine sözleşmede kararlaştırılan son ödemenin teminatı olarak davacı tarafından 50.000,00 euro bedelli senedin düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan bedelin vadesinde ödenmediğini iddia ederek 50.000,00 euro bedelli senet nedeniyle davacıya protesto keşide ettiğini ve akabinde Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2009/11261 (yenileme ile 2013/1719 Esas) E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, takip dosyasında ise davalı şirket ile diğer davalı … arasında imzalanan temlik sözleşmesi uyarınca senetten kaynaklı hak ve yükümlülüklerin davalı … kişiye temlik edildiğini, işin niteliği gereği temlik edilemeyecek alacakların söz konusu olduğunu, davacının muvafakati alınmadan yapılan temlik sözleşmesinin komisyon sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, takibe konu bononun bedelsiz olduğunu, davacının şahsi olarak davalı şirkete borcunun bulunmadığını, davalı şirketin dava dışı Vitalex’e fatura kestiğini ileri sürerek, davacının davalı …’a temlik nedeniyle borcu olmadığının tespitine, davalı şirkete sözleşmeye aykırılık ve bedelsiz senet nedeniyle borcu olmadığının tespitine, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1719 E. sayılı takibinin iptaline, davalının takip çıkış miktarının %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; alacağın temlikinin, borçlunun kabulüne bağlı olmadığını, sözleşmede … muharrer senedin ciro veya temlik edilemeyeceği ile ilgili bir hükmün yer almadığını, temlik işleminin icra dosyası üzerinden yapıldığını, davacı tarafça açılan işbu davanın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacı ile açıldığını, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, davanın reddine, davalı tarafın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket adına yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kural olarak, kambiyo senetleri ve onlardan biri olan bono ilişkisine esas teşkil eden alt/… hukuki ilişkiden bağımsız ve soyut olmakla birlikte, tedavül etmemiş ve taraflar arasında kalmış bir bonoda bu “soyutluk/mücerretlik” ilkesinin uygulanmayacağı, eldeki davada bedelsizlik nispi definin, alt … ilişkinin de tarafı olan davacı tarafından davalı lehtara karşı yöneltilebilirken hamil yönünden bononun iptaline karar verilebilmesi için, borçlunun öncelikle bononun lehtarına karşı karşılıksız olduğunun usulen kanıtlanmasının gerekeceği, sonrasında ise hamilin, davalının bonoyu devralırken bononun karşılıksız olduğunu bilmesi ile bu hususu bile bile borçlunun zararına olarak devraldığın da ispatının gerekli olduğu, davacının dayanak olarak tutunduğu 06.08.2009 tarihli komisyon sözleşmesi ve 50.000,00 euro bedelli senet incelendiğinde, davacının “yüklenici”, davalı şirketin de “…” sıfatıyla yer aldığı sözleşmede, tarafların sözleşme ile üstlendikleri hak ve yükümlülükleri, diğer tarafın yazılı muvafakati olmadan üçüncü kişilere devir ve temlik edemeyecekleri yazılı ise de sözleşmede … muharrer senedin ciro veya temlik edilemeyeceği ile ilgili bir hükmün yer almadığı, Bodrum İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/40 E. ve 2010/503 K. sayılı (bozma sonrası 2012/516 E., 807 K.) dosyasında verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı gerekçesinde de işaret edildiği gibi icra takibine dayanak yapılan bononun miktar, tanzim ve vade tarihleri sözleşme ile örtüşmekte olup bononun sözleşme kapsamında düzenlendiğinin kabulü gerekmekle birlikte, 06.08.2009 tarihli bu sözleşmede karşılıklı edimler bulunmayıp … taraflı borç ikrarı mevcut olduğundan, bononun teminat maksatlı değil sözleşme ile kabul edilen borcun ödenmesi amacıyla ödeme aracı olarak verildiği, bu haliyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 688 … maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini” içerdiğinden kambiyo senedi vasfında olduğu, davalı …’a temlik işleminin icra dosyası üzerinden yapıldığı ve temlik alırken kötüniyetle hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu haliyle davacının menfi tespit ve takibin iptali taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede temlik yasağının bulunduğunu, buna rağmen takip konusu alacağın anılan şirket muhasebecisi davalı …’a temlik edildiğini, bononun üçüncü kişilere devredilemeyeceğinin sözleşmede belirtilmediğine dair gerekçenin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bononun sözleşme gereğince düzenlendiğinin göz ardı edilemeyeceğini, temlik alanın şirketin muhasebecisi olması nedeni ile iyiniyetli olmadığını, dolayısıyla temlik yasağının istisnalarından yararlanamayacağını, dava ve takip konusu senedin bedelsiz kaldığını, yani davalının komisyon sözleşmesi gereğince edimlerini yerine getirmediğine dair iddialarının mahkemece ayrıntılı incelenmediğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin alacaklı olduğu icra dosyasındaki paranın müvekkile ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verildiği halde müvekkil lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yanın davasını ispat edemediğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine, buna karşılık menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemece 13.12.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, icra veznesindeki paranın tedbiren davalı alacaklıya ödenmemesi için karar verildiği ve teminatın yatırılması üzerine de tedbir kararı uygulandığı halde alacaklının alacağına geç kavuşması nedeni ile 128.058,77 TL alacağın %20’si oranındaki 25.611,75 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp, davalıya verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak, diğer hükümler aynı kalmak kaydıyla, takip konusu 128.058,77 TL alacağın %20’si oranında 25.611,75 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesi yönünde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın temlikinin geçersiz ve senedin bedelsiz olduğu iddialarına dayalı menfi tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.