Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3848 E. 2024/124 K. 10.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3848
KARAR NO : 2024/124
KARAR TARİHİ : 10.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/841 Esas, 2022/445 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/114 E., 2017/170 K.

Taraflar arasındaki patente tecavüzün tespiti, men’i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPE de tescilli 2012/00415 numaralı, “hareketli mobilya parçaları için amortisör tertibatı” buluş başlıklı patenti olduğunu, davalı tarafından üretilen ve satışa sunulan İmpro markalı ürünlerin müvekkilinin anılan patent hakkına yönelik tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek patent hakkına yönelik tecavüzün tespitini, men’i, ürünlerin üretilmesi ve piyasaya sunulmasının engellenmesini, ele geçen ürünlerin imhasını, ayrıca söz konusu ürünlerin satışından dolayı karşı tarafın elde ettiği kâra yönelik şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiz ile birlikte tahsilini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin üretimini yaptığı ürünlerin davacı tarafın patentinin koruma kapsamından yapısal ve işlevsel olarak farklılıklar taşıdığını, tecavüzün bulunmadığını, müvekkiline ait ürünün Avrupa Patent Ofisi nezdinde patent almaya layık görüldüğünü, davacı firma ile müvekkili firma arasında … bir ticaret rekabeti olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait TR 2012/00415 T 4 sayılı patentin 07.03.2016 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile geçerli olmak üzere TPE nezdinde tescilli olduğu, dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacı tarafa ait patent ile davalı tarafın ürünü karşılaştırıldığında; davalı tarafa ait IMPRO markalı … sisteminde yer … pistonun ana işlevinin hareket etmeyen bir sisteme dayalı olarak yerine getirildiği, davacıya ait patentin bir nolu isteminden farklı olduğu, bu nedenle davalı ürününün patent isteminden farklı bir çalışma prensibi sergilediğinden davalı ürününün davacının patentine tecavüzünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınmayacağını, bilirkişilerin teknik ve yabancı dil yeterliliği bakımından doğru seçilmediğini, bu konudaki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, aynı patent ve ürün hakkında aynı taraflar arasında Münih Eyalet Mahkemesi tarafından müvekkili lehine verilmiş hükmün dikkate alınmadığını, bu kararın bilirkişilerce değerlendirilmediğini, davaya konu patentin Almanca dilinde dosyalanan EP1707723B1 numaralı Avrupa Patentinin belge aşaması sonrası Avrupa Patent’inin Türkçe tercümesi sunulduktan sonra Türkiye’de geçerli kılındığını, ancak 2012/00415 numaralı Patent’e ilişkin Türkçe tercümesinin Almanca dilinde dosyalanan Avrupa Patentinin orijinal metni ile aynı olması gerekirken 1. istemdeki bazı ifadelerin Türkçe karşılıklarında farklı kullanımlar tespit edilmesi ve bu durumun kelime kelime çeviriden kaynaklandığının anlaşılması üzerine düzeltilmesi konusunda TÜRKPATENT’e başvuru yapıldığını, 1. istemde bahsedilen ifadeler için Türkçe tercümedeki farklılıklar giderildiğinde patentin Türkçe tercümesinin EP1707723B1 numaralı orijinal Avrupa Patent metnine uygun olup olmadığına dair tereddütlerin giderilmiş olacağını, dava konusu patente konu buluşun doğru ve tam anlaşılması açısından müvekkilince gerekli başvurular yapıldığından tarifnamenin Türkçe tercümesinde yapılan değişikliklerin istinaf aşamasında dahi olsa dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından üretilen ve satışa sunulan İmpro markalı ürünlerin davalı adına tescilli patente tecavüz ettiğinin tespiti, men’i ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 136, 137 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.