Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3921 E. 2023/4343 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3921
KARAR NO : 2023/4343
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/680 Esas, 2021/891 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının donatanı ve/veya işletmecisi olduğu İtalyan bayraklı gemiye, Rotterdam Limanı’nda bulunduğu sırada geminin seferini tamamlayabilmesi için gerekli gemi parça ve malzemelerinin, gemi kaptanının talebi üzerince müvekkillerince verildiğini ancak malzeme bedellerinin ödenmediğini, söz konusu geminin, Gemlik Limanı’na gelmesi üzerine alınan ihtiyati tedbir kararı ile seferden men edildiğini, müvekkili şirketlerin alacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1235 inci maddesi kapsamında gemi alacaklısı hakkı veren bir alacak olduğunu, aynı Kanun’un 1236 ncı maddesi uyarınca da bu hakkın sahibine, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı verdiğini ileri sürerek, 28.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilleri lehine kanuni rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının belirttiği malzemeye dayalı alacağın 6102 sayılı Kanun’un 1235 inci ve 1236 ncı maddeleri kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.06.2015 tarih, 2015/280 E. ve 2015/562 K. sayılı kararı ile satıma konu yakıt püskürtme pompasının ana makina veya jeneratörler için talep edilip edilmediğinin belirsiz bulunduğu, satım konusu malzemelerin, gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam’dan talep edilip Amerika’nın Jacksonville Limanı’na gönderildiği, iki adet malzemenin ise teslim yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.11.2019 tarih, 2019/4715 E. ve 2019/7460 K. sayılı kararı ile ‘’..21.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, M/V SILKEBORG gemisi için yapılan malzeme alımının gemi alacağı niteliğinde olmadığı ve kanuni rehin hakkı vermediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki fatura, sipariş formu, proforma fatura ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı ispat olunduğuna göre, Mahkemece alacak talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığı..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki fatura, sipariş formu, proforma fatura ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı, bir alacağın kanuni rehin hakkı tanınmasını sağlaması için; bu harcamanın geminin seyri için zorunlu ve acilen temini gereken malzeme olması, kaptanın donatandan bunların teminini yahut bu konuda kendisine yetki verilmesini donatandan talep edemeyecek olması ve kaptanın bu harcamaları mecburen kaptanlık görevinin icrası kapsamında bizzat yapmak durumunda kalması gerektiği, faturaya konu malzemelerin gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğini gösteren herhangi bir olgu bulunmadığı, Bir adet malzemenin Roterdam’dan talep edilip Amerika’nın Jaksonville Limanına gönderildiği, iki adet malzemenin ise teslim yerinin belli olmadığı, bu nedenlerle dosyada bahsi geçen malzemelerin alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığından davacının kanuni rehin hakkı tanınması talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 28.000 euro alacağın dava tarihi olan 27.10.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının kanuni rehin hakkı tanınması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, gerek davacıların gerek ise müvekkilin yurt dışında mukim olduğu, uyuşmazlık konusu olayın yurt dışında gerçekleştiği ve dava konusu M/V SILKEBORG isimli geminin İtalyan bayraklı olduğu, bu bağlamda Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmadığı göz önüne alındığında davanın Türkiyede Türk Mahkemelerinde görülmesi mümkün olmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararında ihtiyati tedbir talebinin geminin Bursa Gemlik Limanında bağlı olduğu sırada talep edilmiş olmasına istinaden yetki itirazlarının reddedildiğini, yabancı mahkemelerinin yetkili olduğunun tespiti sonrasın somut olaya uygulanacak hukukun tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 22 nci maddesi hükmünün dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşıma aracı bir gemi yani deniz taşıma aracı olduğuna göre, somut uyuşmazlığın, M/V SILKEBORG isimli geminin sicil yeri yahut bağlama limanı hukukuna tabi olacağını, davacıların yurt dışında mukim olduğundan Mahkemece belirlenecek yabancılık teminatının dosyaya sunmaları gerektiğini, davanın açıldığı tarihten bugüne kadar Sayın Mahkemelerce de herhangi bir şekilde faturaların usule uygun olup olmadığı, alacağın ispatı noktasında tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması konusunda bir karara varılmadığını, yabancı bir şirket tarafından düzenlenmiş faturaların geçerliliği ve bunların iddia olunan alacağı ispata yarar nitelikte olduğu konusunda değerlendirmeler hiçbir şekilde Türk hukukuna göre yapılamayacağını, davacı tarafın sunduğu belgeler arasında müvekkilinin iddia olunan mal veya hizmeti aldığını gösteren hiçbir delilin mevcut olmadığını, gemi kaptanınca sipariş edildiği iddia olunan malzemelere ilişkin düzenlenen satın alma sipariş formlarında kaptanın imzası ve/veya gemi mührü bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan faturalardan görüldüğü üzere fatura tutarları toplamı 28.000,00 euro değerinde olmayıp, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 16.859,47 euro tutarında olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gemi alacağı bedelinin tahsili ile kanuni rehin hakkı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1235 inci ve 1236 ıncı maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4A maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.