YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3995
KARAR NO : 2024/273
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/330 Esas, 2022/240 Karar
DAVALILAR : 1….
2….
3.Nasip 98 Dayanıklı Tüketim Malları Nakliye İnşaat … Gıda Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
4…. Başkent Dinlenme Tesisleri Akaryakıt Gıda İnşaat Taşımacılık Turizm Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Yeniden kurulan hükümle davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/832 E., 2019/978 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, Mamak şubesi müşterilerinden Nasip 98 Day. Tük. Mal. Nak. İnş. Gıda Konf. San ve Tic. Ltd. şirketine 28.03.2018 tarihli, 3.000.000,00 TL limitli ve 20.06.2018 günlü, 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer davalıların ise müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kefalet meblağı tutarındaki borçtan hukuken borçlu olduklarını, borçların ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından akit firma ve davalı kefillere noter aracılığı ile ihtarname keşide edilerek hesapların kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine de davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den … olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin mevcut ve biriken borcun ödenmesine dair bir temerrüt ihtarı olmadığını, davacı tarafın … taraflı bir karar ile kredi ilişkisini kestiğini bildirerek henüz vadesi gelmeyen tüm borçların toptan iadesini talep ettiğini, ihtarnamenin ticaret sicilinde ve merniste kayıtlı adreslerinden başka adreslere gönderildiğini, davalıların kredi ilişkisinin kesilmesinden haberdar olmadan icra takibi ile ihtiyati hacize muhatap olduklarını, ayrıca kredi sözleşmesinin teminatı niteliğindeki taşınmazın satışı için icra takibi başlatıldığını, davacı bankanın kredi ilişkisini sonlandırmak istemesi halinde makul bir süre vermek zorunda olduğunu, tanıdığı sürenin ise sadece 7 … olduğunu, temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini ve halen müeccel olan borçtan dolayı kefil sıfatındaki davalılar hakkında takip başlatmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine ve asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/12993 sayılı takip dosyasında davalıların itirazlarının davalı asıl borçlu Nasip 98 Ltd Şti yönünden; 1.364.111,48 TL asıl alacak, 28.466,18 TL işlemiş faiz, 1.423,26 TL BSMV olmak üzere toplam 1.394.000,91 TL’den ipotek bedeli olan 850.000,00 TL düşüldükten sonra 544.000,91 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren alacağın 885.955,88 TL’sine %29,50, 391.764,16 TL’sine %75,60, 81.789,84 TL’sine takip tarihinden itibaren %33, 01.04.2019 tarihinden itibaren %31,8 oranında, 4.800,00 TL’sine %72 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına; davalı kefiller … Başkent Ltd. Şti., … ve … yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.352.285,09 TL asıl alacak, 36.773,80 TL işlemiş faiz, 1.838,66 TL BSMV olmak üzere toplam 1.390.897,55 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 877.269,60 TL’sine %29,50, 389.000,00 TL’sine %75,60, 81.215,49 TL’sine takip tarihiden itibaren %33, 01.04.2019 tarihinden itibaren %31,80, 4.800,00 TL’sine %72 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına; itirazın iptaline karar verilen 1.390.897,55 TL’nin %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline (asıl borçlu Nasip 98 Ltd. Şti. sorumluluğunun 544.000,91 TL’nin %20’si ile sınırlandırılmasına), açıkta bulunan 56 adet çek yaprağından kaynaklı banka sorumluluk tutarı olan 89.600,00 TL’nin banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta deposunu teminen davalı Nasip 98 Ltd. şirketi yönünden takibin devamına, diğer davalılara yönelik depo talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davalı kefiller yönünden temerrüt tarihi takip tarihi olan 06.11.2018 olarak kabul edilmiş ise de asıl borçlunun temerrüt tarihi olan 19.10.2018 tarihinin müteselsil kefiller hakkında da uygulanması gerektiğini, zira davalı kefillerce adres değişikliğine ilişkin müvekkili bankaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, çek bedeli depo talebinden genel kredi sözleşmesindeki düzenlemeler karşısında davalı kefillerin de sorumlu olduğunu, asıl borçlu şirket yönünden ipotek bedeli düşüldükten sonra kalan bedel için itirazın iptaline karar verilmesi ve toplam rakam üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken 544.000,91 TL üzerinden tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine 11.081,04 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de reddedilen rakam için de depo talebinde bulunulan ve kefiller yönünden reddedilen gayrinakdi alacağa ilişkin kısımda bulunduğundan bu rakam için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, gayrinakdi alacaklar yönünden depo talebinin kabul edilmiş olmasına rağmen bu kısım alacak için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının reddine karar verildikten sonra davalı kefiller yönünden reddedilen nakdi alacak miktarının 14.538,16 TL, gayri nakdi alacak meblağının ise 89.600,00 TL olduğu, reddolunan nakit alacak üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı kefiller lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 2.725,00 TL olduğu, öte yandan, takip talebinde çek yapraklarının asgari sorumluluk tutarlarının depo edilmesi istenmiş olup, bu nevi talepler henüz … borç doğmamış bulunduğundan depoya ilişkin olarak kurulan karar maktu karar ilam harcına ve maktu vekâlet ücretine tabi olduğundan davalı kefiller yönünden reddedilen 89.600,00 TL gayrinakit alacağa ilişkin hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin de 5.100,00 TL olduğu, ayrıca davalı asıl borçlu şirket hakkındaki 89.600,00 TL tutarında çek bedellerinin depo edilmesine ilişkin istem kabul edilmiş olmasına rağmen, bu talep yönünden davacı banka lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz olup, bu talep yönünden davacı lehine asıl borçlu şirket aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.725,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış olmakla davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf sebebinin kabulü ile açıklanan bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hakkında kurulan hükümle davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine ve yukarıda belirtilen miktarda vekalet ücretine hükmolunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.