YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4067
KARAR NO : 2024/620
KARAR TARİHİ : 25.01.2024
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/915 Esas, 2022/258 Karar
DAVALILAR :1.Bambi Mobilya ve … San. A.Ş. vekili Avukat … Öksüz
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/428 E. 2019/447 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin T/02544, 2015/06791, 2013/108894, 2013/108378, 2013/08573, 2012/12593, 2011/88522, 2000/17243, 95/008860, 90/005535, 90/000733 numaralı, “Bambi”, “BAMBİ GROUP”, “BAMBİNİ”, “Bambi”, “bambini”, “Bambi”, “Bambi”, “Bambi”, “Bambi COLLECTİON”, “Bambi”, “Bambi TİCARET … … ARAT” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin “bambi’m var benim” ibareli marka için 2017/49828 sayı ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK tarafından 21.09.2018 tarihli 2018-M-7948 karar ile 20. sınıf yönünden reddedilip, 35. sınıf yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa müvekkilinin markalarının 01, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıf malları ve hizmetleri içerdiğini, başvurunun da 20 ve 35. sınıf malları ve hizmetleri kapsaması nedeni ile davalı markası ile davacıya ait markanın aynı mal ve hizmetleri içerdiğini, 20. sınıf malların ve hizmetlerin alıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin, özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asil ve ayırt edici unsurlarının benzer olması da göz önüne alındığında, bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğunu, YİDK kararının çelişkili bulunduğunu, başvurunun asli unsurunun “bambi’m” ibaresi olduğunu, bu hali ile davalıya ait başvurunun, müvekkilinin markalarının … bir versiyonu veya serisi gibi algılanma ihtimalinin yüksek bulunduğunu, “BAMBİ” ibaresinin davacının aynı zamanda ticaret unvanında da kullanıldığından, marka tescil başvurusunun tümden reddinin gerektiğini, davacı markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinin ve yaygınlığının da … olduğunu ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Bambi” ibareli markanın kullanıldığı sektör ve sınıflar kapsamında … hak sahibi olduğunu, markaların faaliyet konusu arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, davalının ”bambi” ibaresine ilişkin müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının “Bambi’m var benim” ibareli marka (başvuru markasının kapsamında kalan mal/hizmetlerde) başvurusu ile davacının “BAMBİ” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulduğu algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri (başvuru markasının kapsamında kalan mal/hizmetlerde) benzemediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülküyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, yine taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait markaların 01, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıf malları ve hizmetleri içermekte olup, davalının başvurusunun da 20 ve 35. sınıf malları ve hizmetleri içerdiğini, dolayısıyla davalı markası ile müvekkiline ait markanın kullanım amacı, kullanım şekli, dağıtım kanalları, hitap edilen tüketici kesimi, malların genel kaynağı gibi faktörler bakımından, benzer ve/veya aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, bu açıdan gerek bilirkişi gerekse Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, müvekkilinin tescilli markaları ile aynılığının ya da benzerliğinin bulunması ve kapsadığı mal veya hizmetlerin de aynı olması nedenleri ile açıkça markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin T/02544 başvuru numaralı “Bambi+şekil” ibareli markası hakkında Türk Patent ve Marka Kurumunca, durumunun “… Korunan Marka” olduğunun belirtilmesine rağmen, bilirkişi incelemesinde bu hususta değerlendirme yapılmadığını, tanınmış markaların farklı sınıflarda da korunacağını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin somut delillerin dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen, her nasılsa bilirkişi raporu içeriğinde, müvekkilinin markasının “tanınmışlık düzeyinin dava dosyasına sunulmuş herhangi bir delil ya da belge ile ispatlanamadığı anlaşılmış olmakla…” denilmekle açıkça delillerin incelenmesinin ve değerlendirmesinin hatalı/eksik yapıldığını, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tarafların markalarının farklı sınıfları kapsaması halinde dahi tescil başvurusunun reddinin gerektiğini, davalının markasının içeriğinde tanınmış marka ibaresinin kullanılmasının, davalının işbu markadan haksız yarar sağlamaya çalıştığını ortaya çıkardığını, davalının bu nedenle kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının başvurusunda kalan 20. sınıf mallar ile 35/5. sınıf hizmetlerin benzerinin, davacının itirazına mesnet T/02544, 2015/06791, 2013/108894, 2013/108378, 2013/08573, 2012/12593 sayılı markalarının kapsamında yer almadığı, her ne kadar dava dilekçesinde bu markalara ilaveten 2011/88522, 2000/17243, 95/008860, 90/005535, 90/000733 numaralı markalarına da dayanılmışsa da, anılan bu son markalarına, itiraz aşamasında dayanılmadığı, işbu dava dilekçesinde hükümsüzlük isteminde de bulunulmadığı, dolayısıyla mahkemece 2011/88522, 2000/17243, 95/008860, 90/005535, 90/000733 sayılı davacı markaları incelenmeden hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin olmadığı, tanınmış markaların tesciline dair kayıtların ise herhangi bir mal ve hizmet sınıfını içermediği, dolayısıyla davacının T/02544 sayılı tanınmış markasının tescil kaydında yer … “99” ibareli sınıf kaydının, davacıya herhangi bir emtia sınıfında koruma sağlamasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.