Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4157 E. 2024/154 K. 10.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4157
KARAR NO : 2024/154
KARAR TARİHİ : 10.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/98 Esas, 2022/345 Karar
DAVALILAR : 1….
2.Via Marin Lojistik Madencilik İnş. Turizm ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/742 E., 2019/1002 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili banka ile davalı Via Marin Lojistik Madencilik İnş. Turizm ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin asıl borçlu, davalı …’nin ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 11.12.2013 tarihli ve 2.500.000,00 TL kredi limitli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan ancak vadesinde ödenmeyen kredinin tahsili için davalılara kat ihtarnameleri keşide edildiği halde davalılarca borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalı asıl borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi de başlatıldığını ancak davalı borçlular tarafından ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı Via Lojistik Madencilik İnş. …. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kedi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, borçlu şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak banka lehine toplam ipotek miktarı 1.400.000,00 TL olan üç adet gayrimenkulun ipotek edildiği, kefile asıl borçludan daha fazla bir yükümlülük yüklenemeyeceği kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun borç miktarı, kefalet limiti ve kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı dikkate alındığında davalı kefilin takip tarihi itibarı ile 1.691.874,50 TL asıl alacak, 254.292,61 TL işlemiş temerrüt faizi 12.714,63 TL BSMV ve 350,55 TL olmak üzere toplam 1.959.232,29 TL’den sorumlu olduğu, kefalet sözleşmesinde davacı bankanın gayri nakdi riskler için kefilden depo talebinde bulunabileceğine dair açık hüküm bulunmadığından davalı kefilin bir adet çek yaprağı için 1.120,00 TL çek yaprağı sorumluluk bedellerinin depo edilmesinden sorumlu tutulamayacağı, banka lehine verilen toplam 1.400.000,00 TL ipotek tutarının davalı asıl borçlunun sorumlu olduğu toplam 1.960.001,74 TL borçtan mahsubu sonrasında borçlu olduğu asıl alacak 560.352,29 TL’den sorumluluğunun bulunduğu, davadan sonra Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2015/23562 E. sayılı icra takip dosyasına yapılan ödemelerin infazda dikkate alınacağı, alacağın hesap edilebilir olduğu ve banka lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin davalı … yönünden 1.691.874,50 TL asıl alacak (Davalı asıl borçlu Via Marin Ltd. Şti.’nin asıl alacak 560.352,29 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla), 254.292,61 TL işlemiş temerrüt faizi, 12.714,63 TL BSMV ve 350,55 TL masraf olmak üzere toplam 1.959.232,29 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin nakdi ve davalı kefil yönünden gayri nakdi alacağa ilişkin depo isteminin reddine, hüküm altına alınan 1.959,232,29 TL’nin %20 icra inkâr tazminatının davalılardan (davalı asıl borçlu şirketin 560.352,29 TL’nin %20’sinden sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda K9000192 no.lu ve K9000189 no.lu kredilerin 30.12.2014 tarihinde yapılan 111.040,01 TL’lik tahsilat ile kapatıldığı belirtilmiş ise de tahsilatın temerrüt tarihinden sonra yapıldığını, dolayısıyla kapatıldığı varsayılan krediye ilişkin tahsilat tarihine kadar işleyen tüm faizlerin göz ardı edildiğini, kefilin sorumluluğunun belirlenmesinde sadece K9000200 no.lu kredinin hesaplamaya dahil edildiğini, asıl alacak tutarı hesaplanırken yapılan tüm tahsilatların borçlu lehine anaparaya yapıldığını, ancak tahsilatların öncelikle işleyen faiz ve BSMV ye yönelik yapılması gerektiğini, nitekim bilirkişi raporunda Banka alacağının bildiriminde görüldüğü üzere ihtar tarihinden günümüze değin 367.586,17 TL’lik tahsilat yapıldığı izlenmekte olup, bilirkişi tarafından tüm tahsilatların anaparaya mahsup edildiğini, müvekkili banka tarafından tahsilatların 296.809,93 TL’lik kısmının anapara; 70.776,24 TL’lik bölümünün ise faiz ve BSMV’ye yapıldığının izlendiğini, 30.12.2014 tarihinde yapılan tahsilatların anaparaya vapıldığı varsayımının, takip tarihine kadar hem anapara tutarını ve dolayısı ile de takip tarihine kadar işleyecek temerrüt faiz tutarını da etkilediğini, diğer yandan asıl borçlu yönünden temerrüt tarihi 31.01.2015 olarak belirtildiğini, bu nedenle asıl alacaklı yönünden hem K9000192 hem de K9000189 kredilerin hesaplamasında yukarıdaki hesaplamanın baz alınarak 30.12.2014 tarihi itibari ile kapatıldığı varsayılan kredilere ilişkin tahsilat tarihine kadar işleyen tüm faizlerin göz ardı edildiğini, hem de 09.12.2014-30.01.2015 tarihi arasında %36 faiz oranı ile faiz hesaplaması yapıldığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada yine tahsilatlar anlamında tüm tahsilatların anaparaya mahsup edildiğini, müvekkili bankaca tahsilatların 296.809,93 TL’lik kısmının anapara; 70.776,24 TL’lik bölümünün ise faiz ve BSMV’ye yapıldığının izlendiğini, 30.12.2014 tarihinde yapılan tahsilatların anaparaya yapıldığı varsayımının, takip tarihine kadar hem anapara tutarını ve dolayısı ile de takip tarihine kadar işleyecek temerrüt faiz tutarını da etkilediğini, kefile asıl borçludan daha fazla bir yükümlülük yüklenemeyeceği dikkate alınarak davalı kefilin de takip tarihi itibarı ile davalı asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu tutar kadar borçtan sorumlu tutulduğunu, kredi alacağı bir bütün olup aksine bir düzenleme ya da kefil tarafından bir yasaklama beyanı bulunmadıkça kefalette nakdi ya da gayri nakdi ayrımına gidilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmedeki limit dahilinde davalı kefilin de gayri nakdi kredi alacağından dolayı sorumlu olduğunu, gayri nakdi kredi için kefalet vermek istemeyen kefilin sözleşmeye ihtirazi kayıt koyması gerektiğini, nakdi ve gayri nakdi kredinin aynı sözleşmede düzenlendiğini, kredi çerçeve sözleşmesinin genel hükümler başlıklı 2/2 nci maddesi, rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı başlıklı 3.3.1 … maddesi ve borçlara muacceliyet verilmesi, cari hesapların kesilmesi, sözleşmenin feshi, banka alacağının takip ve tahsili ile ilgili hükümler başlıklı 4.1.3 üncü maddelerinin ve kefalet sözleşmesi başlıklı bölümün 2 nci maddesinin 8 … fıkrası hükümleri gözetildiğinde davalı kefilin gayri nakdi kredi alacağından da sorumlu tutulması gerektiğini, ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.