YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4282
KARAR NO : 2024/357
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/104 Esas, 2022/760 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/597 E., 2019/1152 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından takip borçlusu- davacı aleyhine keşidecisi davacı, lehtarı … … olan 139.200,00 TL bedelli bono nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, imza inkarı bulunduğundan imzanın borçlunun … ürünü olup olmadığının kanıtlama yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, Mahkemece borçlunun imza ve paraf örneklerinin alındığı, çok sayıda kurumdan bononun düzenleme tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri getirtilerek bonodaki keşideci imzasının davacının … ürünü olup olmadığı hususunun araştırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik ihtisas dairesinin raporunda söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının … ürünü olduğunun bildirildiği, davacının itirazı sonucu bu defa grafoloji bilirkişileriden oluşan heyetten rapor alındığı, bu raporda davacı imzaları ile bonodaki imza arasında farklar bulunduğu, senet aslında davacıya atfen atılan borçlu imzasının davacının … ürünü olmadığı, bu imzanın davacının hakiki (kısa form imzalarına) benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle bu kez … Genel Komutanlığı İstanbul İl … Kriminal Laboratuvarından rapor alındığı, raporda, bonodaki imzanın davacının … ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu bono altındaki imzanın paraf tabir edilen kısa imza tarzında olup hernekadar ATK raporunda borçlu imzası ile benzerlik gösterdiği ve kuvvetle muhtemel borçlunun … ürünü olduğu bildirilmiş ise de alınan diğer iki bilirkişi raporunda imzaların davacının … ürünü olmadığı çok ciddi farklılıklar gösterdiği, borçlunun imzasına benzetilerek yapılandırıldığının anlaşıldığı, bu suretle bono altındaki imzanın davacının … ürünü olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında takibe konu edilen bono ve bonoya ilişkin takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının kötüniyeti ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu dışında oluşturulan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor arasında açık çelişki mevcut iken çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu’nca ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenerek giderilmesi gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz şekilde reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda dava konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacının … ürünü olduğu yolunda görüş bildirildiği, itiraz üzerine mahkemece hem bilirkişi heyetinden hem de … kriminalden rapor alındığı, alınan bu son iki raporda dava konusu senetteki imzanın davacının … ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği, söz konusu raporların ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Adli Tıp Üst Kuruluna gidilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, üç kez bilirkişi raporu alındığını, bu raporların içerik ve sonuç itibariyle birbirinden tamamen farklı olmasına ve buna ilişkin tüm itirazlarına rağmen Adli Tıp Kurumunda rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun Adli Tıp Üst Kurullarının görevleri hususunu düzenleyen 15 … maddesine göre ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor aldırılması gerektiğini, mahkemece alınan ilk rapor olan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporu da gözetilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 … maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.