YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4913
KARAR NO : 2023/4690
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/472 Esas, 2022/367 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki ayıplı malın misliyle değiştirilmesi, alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat… A.Ş.’den 2014 model Renault marka kamyoneti satın aldığını, aracın ithalatçısının davalı Mais…A.Ş. olduğunu, aracın teslim alındıktan iki gün sonra arızalandığını, yetkili servise müracat edilmesine rağmen sorunun giderilemediğini ve arızanın tekrarlandığını, araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu talep mahkemece kabul görülmezse araç bedelinin aracın satın alındığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, bu talepleri de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Ermat Motorlu Araçlar Ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından satış sonrası davacı araç sahibi mağdur edilmeksizin bakım ve onarım hizmeti verilerek, işlemler süresince davacıya ücretsiz ikame araç tahsis edildiğini, davacının, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep hakkı bulunmadığını, bedel iadesi talepli davada faize hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araç üzerinde Akbank A.Ş. lehine rehin şerhi bulunduğundan aracın hukuki ayıplı olduğunu, işbu davanın ikame edilemeyeceğini, davacının ihbar ve muayene yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.05.2016 tarih, 2014/1300 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat….A.Ş.’den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde “egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor” şikayetiyle servise götürüldüğü, garanti kapsamında araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, gizli ayıp olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik kaybına neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın teslim tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. ve 2018/3476 K. sayılı kararıyla davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile uyuşmazlık konusu araçta dava dışı Akbank A.Ş.’nin rehni bulunduğu, aracın imalat hatalı olduğu anlaşıldığından davacının aracı rehinden ari olarak veya üzerinde başka sınırlamalar var ise bunlardan arındırılmış ve ayrıca hasarsız olarak iadesi gerektiği, rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatı gerekirken dava dışı Akbank’ın şartlı muvafakatta bulunduğu, bu muvafakat geçerli olmadığından Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Akbank A.Ş.’nin açılan davaya kayıtsız ve şartsız muvafakat edildiğini bildirdiği, yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu aracın 3 üncü bir şahsa satılarak devredildiği, aracın dava dışı 3 üncü şahsa satılmış olması nedeniyle davacının seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkının kullanıldığının beyan edildiği, her iki davalı vekilince davacı tarafın seçimlik hakkını değiştirmesine muvafakat edilmediğinin bildirildiği, davacı yanın daha önce dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde talebini kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılmakla tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı, dava konusu aracın dava devam ederken dava dışı 3 üncü şahsa devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki talep açısından davacının haklı konumda olduğu, davalılar yararına bu kapsamda yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun sürmesi, aracın yerinde bekleyerek hasar görmesi, işler hale gelmemesi nedeniyle doğal olarak hasarlandığını, aracın depoda durarak daha fazla hasarlanmasını önlemek amacıyla aracın düşük bedelle satıldığı, aracın ayıplı hali ile düşük bedelle satılması sebebiyle satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcının ayıp sebebiyle malın aynı misli ile değiştirilmesini değil ancak semenin tenzilini isteyebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde geçen seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkını kullanma yönünde mahkemeye beyanda bulunulduğunu, davacıya semenin tenziline hasredip etmeyeceği sorulduktan sonra sonuca göre hüküm kurulması gerektiğini, aracın ayıplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan semenin tenziline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi, bu talep de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 227 ve 228 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, davalılar tarafından ithal edilen ve satışı yapılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde aracın iadesi ile bedelinin tahsili, bu talepleri de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. – 2018/3476 K. sayılı ilamı ile araç üzerinde rehin bulunması sebbeiyle rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatinin bulunması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
3. Bozma sonrası davacı vekilince, yargılama sırasında aracın müvekkili tarafından satıldığını, davaya bedel indirimi olarak devam edilmesini talep etmiş, mahkemece, davacı tarafın daha önce aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılarak tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4. 6098 sayılı Kanunu’nun 228 inci maddesinin ikinci fıkrası “Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir” hükmü gereğince satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcı ayıp nedeniyle bedel iadesini değil, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun’un 227 nci maddesi uyarınca terditli olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya ayıp oranında bedel indirimi olarak devam edilmesini istemiştir. Bu durumda, davacının malı ayıp nedeniyle eksik bedel ile sattığı kabul edilerek, mahkemece, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, ayıp nedeniyle satıma konu aracın değerinde azalma olup olmadığı, var ise ne miktarda azalma olduğu tespit ettirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.