YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5105
KARAR NO : 2022/6729
KARAR TARİHİ : 06.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2018 gün ve 2017/1164 – 2018/1070 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.04.2022 gün ve 2020/576 – 2022/2902 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı bankada hem müşterek ve hem de ayrı ayrı mevduat ve yatırım hesaplarına sahip olan müvekkillerinin, dava dışı damadının şirketleri için kredi başvurusu üzerine müvekkillerine bir takım boş belgeler imzalatıldığını, belge içeriği konusunda aydınlatma yapılmadığını, çeşitli tarihlerde bu boş belge imzalatma işleminin sürdürüldüğünü, müvekkillerinin zaman içinde hesaplarından bir takım paralar çekldiğini farketmeleri üzerine gerek kendileri tarafından gerekse vekilleri yoluyla 02.11.2011 ve 07.12.2011 tarihli dilekçe kapsamında 2002 yılından bu yana ki tüm hesap hareketleri yönünden bilgi istenmesine rağmen verilen yanıtlarda eksik belge gönderilip bilgilerin gizlendiğini, sözleşmelere sonradan ilave edilen parafsız yazı ve rakamların yok hükmünde olduğunu, sözleşmelerin müvekkillerine kredi ve kefalet miktarları boş olarak imzalatıldığından geçerli sayılamayacağını, diğer hesap sahibinin rızası alınmadan müşterek hesap için verilen rehnin hüküm ifade etmediğini, yine boş imzalatılan ve sonradan doldurulan rehin sözleşmelerinde rehnin kimin kredi borcu için verildiğinin ve hangi hesabın rehnedildiği gibi zorunlu esaslı unsurların belirtilmediğini, bu sebeplerle hukuken geçersiz olduğunu, müvekkillerinden Şerife Güzin’in İntermarine Ltd. Şti. lehine verdiği bir kefalet ya da rehnin bulunmadığını, hesaplardan doğrudan kesinti yapılamayacağını ileri sürerek hesaplarından çekilen ve bloke konulan dava dilekçesinde detayları belirtilen toplam 1.536.120,00 TL’nin dava dilekçesinde belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıların ortak hesaplarının teselsüllü müşterek hesap olduğunu, kullandırılan kredilerde ve limit artırımına ilişkin sözleşmelerde davacıların kefil ve rehin veren sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, kesintilerin sözleşmelere uygun olduğunu, yapılan bir kısım kesintilere ait bir kısım fişlerde davacıların imzalarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 168,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.