YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5242
KARAR NO : 2022/6004
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.05.2021 tarih ve 2018/1764 E. – 2021/1057 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2022 tarih ve aynı sayılı ek kararı ile temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiş olup ek kararın davacılar vekilince temyiz edildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen dava, kambiyo senetlerine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl davada verilen kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 23/05/2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ek kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, 02.12.2015 tarihinde davacılar vekili Av. … tarafından, 2015 yılında düzenlenen Av. …, Av. … ve Av….’ın vekil tayin edilmelerine ilişkin müşterek vekaletname ile açılmış, yargılama sırasında Av. … tarafından 22.09.2016 tarihli dilekçe ile vekil kaydının yapılması istenilerek yeni vekaletname sunulmuş, bu aşamadan sonra, dava davacılar vekili olarak Av. … ve tevkil ettiği vekiller marifetiyle sürdürülmüş, 22.09.2016 tarihinden sonra Av. … tarafından dosyada hiçbir işlem yapılmamıştır.
1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın “iş sahibinin işi başka bir avukata vermesi” başlıklı 172. maddesinde “iş sahibinin, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı muvafakatı ile, başka avukatları da işin kovuşturma ve savunmasına katabileceği, iş sahibinin, ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep edeceği, avukatın bu süre içinde cevap vermemesi durumunda muvafakat etmiş sayılacağı, ilk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekalet akdinin kendiliğinden sona ereceği…” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 22.09.2016 tarihine kadar davacı vekili olarak davayı takip eden Av. … bu tarihten sonra davayı takip etmemiş, duruşmalara katılmamış, yazılı veya sözlü beyanda da bulunmamıştır.
Bu tarihten itibaren tüm iş ve işlemler Av. … tarafından takip edilmiştir.
1136 sayılı Yasa’nın 172. maddesine uygun şekilde davanın yeni vekil Av. … tarafından takibine ilişkin önceki vekilin muvafakatı bulunmadığından, davacı asil ile önceki vekil Av. … arasındaki vekalet ilişkisi sona ermiştir.
Vekalet ilişkisinin sona ermesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Av. …’ya tebliğinin hiçbir hukuki sonucu bulunmadığından, geçersiz tebligata dayalı olarak verilen 23.05.2022 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararda hukuki dayanaktan yoksundur.
Bu halde, davacı vekili Av. …’un temyiz isteminin kabulü ile, 23.05.2022 günlü ek kararın kaldırılarak 27.05.2021 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 23.05.2022 tarihli ek kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.