Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/587 E. 2023/4296 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/587
KARAR NO : 2023/4296
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/149 Esas, 2021/2051 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/402 E., 2018/320 K.

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket sahibinin müvekkilinin eski çalışanı olduğunu, müvekkili adına 2003/03747 tescil numaralı çoklu tasarım belgesi bulunduğunu,
davalının 2015/05386 tescil sayılı çoklu tasarım tescillerini aldığını, tasarımlardaki esaslı unsurun sünnet külotunun kap kısmı olduğunu ve tutma yerlerinin algıda değişiklik yaratmadığını, 1, 2 ve 3 nolu çoklu tasarımların birbirinin aynısı olduğunu, 2015/05386-2 ve 3 nolu tasarımların mükerrer tasarım oldukları için ayrıca hükümsüz kılınması gerektiğini ve tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ederek, davalı adına 2015/05386 sayılı çoklu tasarımın, 1, 2 ve 3 nolu tasarımlarının tümünün 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 77 nci maddesine göre hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlüğü istenilen müvekkiline ait tasarımın davacıya ait tasarımdan farklı olduğunu, müvekkili şirketin uzun süreden beri faaliyette olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirkette çalışmasının üzerinden uzun yıllar geçtiğini, 3E Teksit Paz. San. Ltd. Şti unvanlı Babyjem markası ile çeşitli bebek ürünlerini ürettiği ve sektöründe tanınmış saygın firmalarından biri olduğunu, davacının sünnet külotunun yeni bir ürün olmadığını, davacının tescilinden önce başkaları tarafından kamuya sunulduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/30 E. sayılı dosyası ile davacıya ait dava konusu 2003/03747 nolu tescilli tasarımının hükümsüzlüğü davası açıldığını, müvekkili tasarımının, davacının hiçbir tescilli tasarımına tecavüz teşkil etmediğini ve bilinçli nihai tüketici tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davaya konu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibari ile farklılıklar yarattığı ve davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 2015/05386 sayılı tasarımın, 1, 2 ve 3 numaralı tasarım tescillerinin, başvuru tarihi olan 27.07.2015 tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve sunulan delillere göre hükümsüzlüğü ispat edecek bir delil ve belge de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2015/05386- 2 ve 3 nolu tasarımların 2015/05386-1 nolu tasarım karşısında mükerrer tasarım olduklarından hükümsüz kılınması gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürmelerine rağmen gerek bilirkişi raporunda gerek mahkeme kararında kendi içinde mükerrer olup olmadıklarının değerlendirilmediğini, bu sebeple kararın bozulması ve 2015/05386/2 ve 3 nolu tasarımların hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin 2003/03747 nolu tasarımı ile 2015/05386/1,2 ve 3 nolu tasarımlarda kullanılan plastik şeklin birebir aynı olup tasarım bütün olarak değerlendirilse de müvekkili tasarımının, külotlardan farkının sünnet için penise yönelik koruma, havalandırma ve idrar çıkmasını sağlayan deliklere sahip bombeli bir plastik kap ihtiva etmesi olduğunu, davalının tasarımlarındaki plastiğin aynı olmasının başlı başına hükümsüzlük sebebi olduğunu, külotunun farklı olmasının veya plastik şekli ip ya da slipin tutmasının tasarım hukukunda önemi bulunmadığını, davalı şirket sahibinin müvekkilinin eski işçisi olup davalının tasarım başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tasarım tescillerinden, hükümsüzlüğe konu tasarımın, sünnet sonrasında kullanılan “Koruyucu Giysi” tasarımı olup, tasarım giysinin ön bölgesine koruyucu amaçlı konumlandırılmış öge ve bu ögenin vücut ile ilişkisini sağlayan giysiden oluştuğu, karşılaştırılan tasarım tescillerindeki koruyucu ögelerdeki delik sayısı, konumlandırılması ve koruyucu ögenin geometrik yapısının tasarımlara farklı nitelik kazandırmadığı ancak, bu koruyucu ögenin vücut ile ilişkisini sağlayan giysi yönünden yapılan incelemede, karşılaştırılan tasarımlarda külot giysisi şeklinde olduğu ve farklılaşmadığı, davalının hükümsüzlüğü talep edilen 2015/05386 1, 2 ve 3 numaralı çoklu tasarım tescillerinde yer alan koruyucu ögenin üç tasarımda da aynı olduğu ancak, vücuda farklı biçimlerde bantlar ile bağlandığı, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 2015/05386 sayılı tasarımın, 1, 2 ve 3 numaralı tasarım tescillerinin, başvuru tarihi olan 27.07.2015 tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, mükerrer tescil niteliği taşımadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.