Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6614 E. 2023/6331 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6614
KARAR NO : 2023/6331
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın Eminönü Şubesi nezdinde, müşterilerinden aldığı kıymetli evrakın tahsili amacıyla kullandığı bir hesabının bulunduğunu, daha sonradan bu hesabından temlik cirosuyla verdiği çek bedellerinin, dava dışı Özgün Kırtasiye Ltd. Şti. ve Ofisma A.Ş.’nin davalı bankaya olan tüm kredi borçlarının tahsilinde kullanılmasını kabul ettiğine dair 22.09.2000 tarihli bir talimat verdiğini, ancak davalı bankanın tahsil ettiği çek ve senet bedellerini anılan şirketlerin kredi borçlarının karşılanması için kullanılmadığını, bunun üzerine 01.02.2001 tarihli ihtarname ile bu paraların bir başka bankadaki hesaba EFT yapılması talimatını verdiğini, davalı bankanın bu kez tahsil edilen paraları bloke ettiği gibi, karşılıksız çıkan çek ve senetleri de müvekkiline iade etmediğini, davalının iadesi gereken bu çek ve senetlerin zamanaşımına uğramasına neden olduğu, bununla da yetinmeyip bir kısım çek ve senetlere dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, oysa müvekkilinin çek ve senetleri sadece yukarıda açıklanan usul çerçevesinde tahsil etmesi münhasır amacıyla davalıya verdiğini ve davalı bankaya başka bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, toplam (57.967.150.000,00) TL’nin ve davalıya teslim edilen kıymetli evrak arasında euro çek niteliğine sahip olanların tahsil tarihindeki TL karşılığının, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, temlik tarihine kadar tahsil edilen çek bedellerinin ilgili firma hesabına alacak geçtiğini, temlik tarihi itibariyle tahsil edilemeyen çekler ve çeklerle ilgili takipler TMSF’na temlik edilmiş olduğundan husumet itirazında bulunduklarını, Kentbank A.Ş.’nin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını faiz isteminin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 29.04.2013 tarihli ve 2011/97 E., 2013/104 K. sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.12.2016 tarih 2016/9378 E., 2016/9743 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin ek rapora yönelik somut ve ciddi itirazları ile 28.12.2001 tarihli temlik ve işbu temlik uyarınca yapılan işlemlere ilişkin beyan ve savunmaları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 28.06.2021 tarih, 2019/146 E., 2021/522 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, dosya kapsamında bulunan taraflar arasında imzalandığı ifade edilen, mahkemeye sunulan 28.05.2010 tarihli yazı ekinde olan tarihi belirsiz temlik sözleşmesinin incelenmesi cihetine gidildiğimde incelenen çeklerle ilgili icra dosyalarının bu temlik kapsamında olmadığının anlaşıldığı, bir an için bu çeklerin temlik kapsamında temlik yoluyla devredildiği kabul edildiğinde dahi, davacının bu çekleri Kentbank’a dolayısıyla da külli halefi olan Birleşik Fon Bankası’ na teslim ettiği düşünüldüğünde, Birleşik Fon Bankası’nın bu çekleri temlik ettiğini bilmek ve ona göre TMSF’ye dava açmak zorunda olmadığından, temlik geçerli olsa bile; Birleşik Fon Bankasına dava konusu çeklerin kusur yoluyla oluşan zararlarından davacıya karşı sorumlu olması, bu sorumluluğun tarafınca ifası halinde de, kendi kusuruna dayalı olmayıp TMSF kusuru ile oluşanları zarar kısımları için de TMSF’ye rücu etmesi gerektiği, alınan bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi heyet raporuna itibar edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 9.069,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı banka külli halefi Birleşik Fon Bankası’ndan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, RCT Varlık A.Ş. ve TMSF’nin davada taraf sıfatı bulunmadığından haklarında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik inceleme dayalı olmakla hesaplanan hatalı miktar tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, bu raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, çeklerin bir kısmının tahsil edildiğini, kalan kısmı için takip başlatılarak TMSF’ye temlik edildiğini, bu nedenle davalı bankanın sorumluluğu kalmadığını, bankaya yükletilebilecek kusur olmayıp işlemlerden dolayı sorumluluğu bulunmadığını, hükmedilen faiz ve başlangıç tarihinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, faizin dava dilekçesi tebliğ tarihinde başlatılması gerekirken dava tarihinden başlatıldığını, davalının dava dilekçesi tebliğinden önceki dönem için faizden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 112 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.