YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6690
KARAR NO : 2023/7726
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/14 Esas, 2022/1207 Karar
DAVALILAR : 1…. vekili Avukat …
2…. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/50 E., 2018/195 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Turkuaz … Yolları A.Ş.’nin … A.Ş.’den kullandığı krediye davalıların kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar ile müvekkili arasında yapılan görüşmelere istinaden, müvekkili ile … A.Ş. arasında 25.04.2011 tarihli protokol imzalandığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla borcun 1.542.607,40 TL’sini ödediğini, ödenen meblağın tahsili için davalılara gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu protokolü davacının garanti eden sıfatıyla imzaladığını, garanti eden davacının protokol ve ödemede kişisel çıkarının bulunduğunu, davacının amacının kefalet olmadığını, garanti sözleşmesine dayanarak müvekkillerine rücu edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu 25.04.2011 tarihli protokolü “borcu garanti eden” sıfatıyla imzaladığı, protokol içeriğinden davacının dava dışı şirketin dava dışı bankaya olan kredi borcunu ödemeyi taahhüt ettiğinin anlaşıldığı, 25.04.2011 sözleşmenin borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 195 … vd. maddeleri ve protokol hükümleri dikkate alındığında davacının borç üstlenmesi ile ödediği parayı aynı borcun kefillerinden rücuen talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı banka arasında 25.04.2011 tarihinde imzalanan protokolde müvekkilinin sıfatı garantör olarak belirtilmiş olsa da protokol incelendiğinde müvekkilinin kefalet amacı ile imzaladığının anlaşılacağını, müvekkili sözleşmeyi kefil olarak imzaladığından diğer kefillere rücu hakkının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolde davacının “garantör”, “kredi borçlarını ödemeyi üstlenen” ve “borcu garanti eden” olarak nitelendirildiği, teminatın kişiye yönelik olmayıp, edimin objektif olarak yerine getirilmesine (belirtilen kredi borcunun ödenmesi) ilişkin olduğu, davacının edimi asli olarak üstlendiği, borcun tasfiyesine yönelik yükümlülüğün garanti niteliği taşıdığı, davalı tarafça ileri sürülen davalıya ait şirket hisseleri ile taşınmazların davacıya devri olgusu ve protokol gereği alacaklı banka tarafından tasarrufun iptali davalarından feragat edilerek taşınmazlar üzerindeki hacizlerin de kaldırılması karşısında, davacı bakımından menfaat unsurunun da gerçekleştiği, bu nedenle protokolün garanti sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği, garanti eden sıfatıyla borcu ödeyen davacının müteselsil kefil davalılara rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu sözleşmenin davacı tarafından garantör sıfatıyla mı kefil sıfatıyla mı imzalandığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 195 … ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.