YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1532
KARAR NO : 2023/4695
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/109 Esas, 2020/722 Karar
HÜKÜM : Asıl davada karar verilmesine yer olmadığına,
birleşen davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili ile katılma yoluyla birleşen davanın davacısı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Censan Reklamcılık Ltd. Şti. ile davalı arasındaki 29.01.1997 tarihli reklam alınmasına ilişkin iki adet sözleşmeyi 15.05.1997 tarihinde davalının muvaffakatı ile devraldığını, dava konusu edilen EGO Gn. Md.’lük Otobüslerine Reklam Alınmasına İlişkin Sözleşme’nin 4 yıllık olup birer yıllık dönemlere ayrıldığını, tutanakla teslim edilen yerin işin yapılmasına elverişlilik içermediğini, tutanaktaki eksikliklerin davalı tarafından giderilmesine yönelik beyana yer verildiğini, ortamın işin ifasına uygun olmadığından işin büyük zorluklarla yürütüldüğünü, maliyetin önemli ölçüde arttığını, davalının teslim tutanağındaki eksikliklerin giderilmesi hususunda hiçbir çaba göstermediğini, eksikliklerin giderilmesi yönündeki çeşitli yazılı taleplere cevap vermediğini, ancak 01.07.1999 tarihinde “tadilat ve tamirat ve konusunda hiçbir mükellefiyetinin olmadığını, sözleşmede mükellefiyet yükleyen bir hüküm bulunmadığı” hususunu bildirdiğini, sözleşmede yer tesliminin davalıya yüklendiğini, teslimin de eksikliklerin bilahare davalı tarafından giderilmek kaydıyla yapıldığını, yer teslimindeki eksiklik sebebiyle müvekkilinin yıllık garanti tutarı 660.000,00 USD’nin altında üretim yapabildiğini, böylece müvekkilinin birinci sözleşme döneminde 449.297,00 USD, ikinci sözleşme döneminde 112.400,00 USD zarara uğradığını, birinci sözleşme döneminde 813.209,00 USD, ikinci sözleşme döneminde 696.684,00 USD kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek 2.071.590,00 USD’nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsilini, sözleşmenin 7 nci maddesinin iptalini, ikinci sözleşme dönemi için 383.200,00 USD müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, 660.000,00 USD tutarındaki limitin yapılacak iş bedeli seviyesine indirilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının devraldığı Ego’ya at 1000 adet çeşitli marka, model ve tiplerde otobüsün üzerine reklam alma işi konusundaki sözleşmenin 7 nci maddesi uyarınca yıllık garanti ettiği tutar olan 660.000,00 USD’den ikinci dönem için 383.200 USD, üçüncü dönem için 657.478,00 USD kısmını ödemediğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshedip teminatın irad kaydına karar verdiğini, ancak davalının teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir kararı koydurduğunu ileri sürerek 1.040.678,00 USD’nin zararın doğduğu tarihten itibaren bankaların dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini, aynen ödenmediği taktirde fiili ödeme günündeki rayice göre TL olarak zararın doğduğu tarih itibariyle reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; sözleşme hükümleri gereği hangarın davacıya teslim edildiğini, yeri teslim alan davacının üretim ve çalışmalara devamının kabul anlamına geldiğini, sözleşmede hüküm altına alınmamış bir konuda davacının ihtarlarının yasal dayanağının bulunmadığını, davacının yıllık garanti tutarına ulaşamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkiline teslim edilen yerin reklam giydirme ve yapıştırma işinin yapılmasına müsait olmadığını, kalorifer tesisatının çalışmadığını, kapı ve pencerelerin takılması, bloklar arasındaki bölmelerin kapatılması, kış şartları için gerekli izolasyonun yapılması gerektiğini, teslim zaptında yazılı olduğu şekliyle bu eksikliklerin giderilmesinin davacının üzerinde bulunduğunu, bu husustaki yazılardan sonuç alınamadığını, davacının 3 üncü dönem için 660.000,00 USD’yi isteyemeyeceğini, yeni dönemde hiçbir işlem yapılmadığı gibi sözleşmenin dönemin başlangıcından 9 gün sonra davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyasında davanın reddine dair verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 9 uncu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/19 E., 2000/512 K. sayılı dosyasında; davanın, kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, 2 nci dönem olan, 15.07.1998-14.07.1999 tarihleri için 383.200,00 USD’nin; 3 üncü dönem 15.07.1999-14.07.2000 tarihleri olmasına karşın, sözleşmenin 24.06.1999 tarihinde feshi nedeniyle davacıya yeniden ihale için 6 aylık süre verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla sözleşme sonu olarak belirlenen 24.12.1999 tarihine kadar hesaplanan 294.739,73 USD alacağın, birleşen dava tarihi olan 13.01.2000 tarihinden itibaren, Devlet Bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.11.2022 tarih, 2021/2824 E. ve 2022/8229 K. sayılı kararıyla, kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili ile katılma yoluyla birleşen davanın davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili; ceza mahkemesi kararı ile yer teslimini yapan komisyonun ilgili tutanağı hazırlamada, eksiklikleri tespitte yetkili olduğunun belirlenip ilgililerin beraat ettiğini, davalının tanzim ettiği tutanakta yer tesliminin eksik yapıldığı ve bu eksikliklerin davalı tarafından giderileceğinin taahhüt edildiğini, düzgün yer tesliminin sözleşmenin esaslı unsurunu teşkil ettiğini, yerin eksikliklerini tespit ettiren ve bunu bir çok ihtarname veya başvuru ile giderilmesini isteyen müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında başka sözleşme ile müvekkilinin davalının trenleri üzerinde de reklam uygulaması yaptığını, dava konusu sözleşmenin feshinin diğer sözleşmeyi de riske atacağını, nitekim uyuşmazlığın akabinde müvekkilinin trenlere reklam uygulamasından tasfiye edildiğini, müvekkilinin defterlerinin kapanış tasdikinin olmadığı eleştirisinin gerçeği yansıtmadığını, kesinleşen hususların bilirkişi raporlarında yok sayıldığını, mükerrer ve yanlış tazminat hesaplandığını, fazla ödemenin tenzili gerektiğini, işin tekrar ihale sürecinin yanlış değerlendiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davanın davacısı vekili; kira sözleşmesinin başlangıç tarihine ilişkin hatalı değerlendirmenin kira bedellerinin eksik hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, bedel ödemesinin ertelenmesine ilişkin yazışmaların sözleşmenin yürürlük tarihinin ertelenmesi şeklinde hatalı değerlendirildiğini, fesih tarihi itibariyle müvekkilinin üçüncü dönem kira bedelinin tamamına hak kazandığını, birleşen dava davalısının haksız feshine rağmen fiili kullanıma devam ettiğini, ihale süreçleri gözetildiğinde yeni ihale için 6 aylık sürenin makul kabul edilemeyeceğini, bu süreyi kabul etmemekle birlikte garanti edilen yıllık kira bedelinin 6 aya tekabül eden tutarının verilmesi gerektiğini, ihale sürecinin uzamasına birleşen dava davalısının sebebiyet verdiğini, bilirkişi heyetinde ihale hukuku uzmanının bulunması gerektiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit ve alacak istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili ile katılma yoluyla birleşen davanın davacısı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili ile katılma yoluyla birleşen davanın davacısı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 750,20 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.