YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1695
KARAR NO : 2023/4696
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/11 Esas, 2019/478 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına, ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı Enjoy Bilişim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın 593,68 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 150.000,00 TL yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ile temlik alan şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 30.12.2010 tarihli “Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekleştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya 150.000,00 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, sözleşmeden doğan ilişkinin devam etmesine rağmen davalının 14.03.2012 tarihli yazısı ile davacı şirketten 13.314,26 TL alacağı olduğunu bildirerek ivedilikle ödemesini istediğini, davalının 11.05.2012 tarihli ikinci bir yazı göndererek 13.314,26 TL alacağın ödenmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirdiğini, ancak davacı şirket kayıtlarında davalı adına gönderilen bir faturanın olmadığını ve kayıtlarında borç gözükmediğini, davacının 03.08.2012 tarihli yazı ile borcunun bulunup bulunmadığını sorduğunu, davalının 14.08.2012 tarihli cevabında 13.314,26 TL risturn bedeli borcu olduğunu ve 593,68 TL alacağının olduğunun belirtmesi nedeniyle davacının risturn bedelini ödediğini, buna rağmen 24.08.2012 tarihinde tebliğ edilen yazı ile sözleşmenin feshedildiğinin, 150.000,00 TL teminatın irat kaydedildiğinin, davacı şirketin ya da ortağı olduğu şahıs veya sermaye şirketinden fesih tarihinden itibaren 2 yıl süreyle alım yapamayacağı hususlarının bildirildiğini, yükümlülüklerini yerine getirmiş davacı hakkında yasaklılık kararının kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile teminat mektubu bedeli 150.000,00 TL’nin tazmin tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi birlikte, ayrıca 593,68 TL alacağın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; usulüne uygun olarak bildirilen risturn alacağının süresinde yatırılmadığının anlaşıldığını, bu nedenle sözleşmenin askıya alındığını, davacıya 11.05.2012 tarihinde gönderilen yazı ile askıya alınma durumunun ve yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bedelin ödenmemesi durumunda sözleşmenin feshedilerek, teminatın irat kaydedileceği ve alacak için yasal yollara başvurulacağı hususlarının bildirildiğini, davacının kendisine verilen bu sürede de bedeli yatırmadığını, bu nedenle yönetim kurulunun 10.08.2012 tarihinde sözleşmenin feshine, teminatın irat kaydedilmesine ve 2 yıl süreyle davacı şirketten hiçbir usulle alım yapılmamasına karar verildiğini, davacıya borcunu ödemesi için yapılan bildirimin 17.03.2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödemenin 16.08.2012 tarihinde yapıldığını, davacı tarafından tutara ilişkin itirazda bulunulmadığını, ödeme yaparken de ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, fesih işleminin tek taraflı irade açıklaması olması nedeniyle sözleşmenin feshine ilişkin gönderilen yazının bilgilendirme amacı taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18/a-4 maddesi uyarınca risturn bedelinin belirlenen 30 günlük süre ve ek süre içerisinde tahsil edilememesi halinde teminatın irat olarak kaydedileceğinin belirtildiği, davalı kurum tarafından davacıya 14.03.2012 tarihli yazı ile sözleşmenin ilgili 18 inci maddesi uyarınca bedelin yatırılmasının ihtar edildiği, bu hususun davacı şirket çalışanına 18.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği ancak sözleşmedeki açık hükme rağmen risturn bedelinin belirlenen sürede yatırılmadığı, davalının sözleşmenin feshi ve teminatın irat olarak kaydedilmesi işlemlerinin sözleşmeye uygun ve yerinde olduğu, davacının 593,68 TL’lik talebinin ise dava açıldıktan sonra davacının prim borcuna mahsuben davalı tarafça ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığı gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile en son temlik alan şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 24.10.2022 tarih, 2021/4917 E. ve 2022/7312 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ temlik alan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı/ temlik alan vekili; taraflar arasındaki yazışmaların incelenmediğini, iddia edilen alacağın usulüne uygun talep edilmediğini, sözleşmede ödemelerin fatura karşılığı yapılacağının düzenlendiğini, bu yönde bir faturanın tanzim edilmediğini, sözleşmenin feshi ile teminatın irat kaydedilmesinin haksızlık içerdiğini, davalının sözleşmenin feshedilmeyeceğine dair bir güven oluşturduğunu, mükerrer tahsilat yaptığını, kötü niyetle haksız çıkar sağladığını, sözleşmedeki sürelere uymadığını, zarara uğramadığı halde teminatın irat kaydının müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bildirilen 13.341,26 TL borcu ödeyen müvekkilinin hiçbir borcunun kalmadığını, somut olayın hakkaniyet ölçüsünde değerlendirilmediğini, müvekkilinin kayıtları incelenmeden alınan bilirkişi raporuna dayalı verilen kararın hatalı olduğunu, eşitlik ilkesinin gözardı edildiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.