YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2207
KARAR NO : 2023/4178
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/296 Esas, 2020/362 Karar
BİRLEŞEN ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2014/283 E. SAYILI DOSYASI
HÜKÜM : Asıl davanın reddi
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda asıl dava yönünden verilen karar bozulmuş, Mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının asıl davanın davacısı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2022 tarihli ve 2021/11-924 E., 2022/1873 K. sayılı ilâmı ile bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğuna karar verilerek asıl davada davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü de içeren “Next” ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2011/75798 sayılı “Next” ibareli 25 inci sınıf marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazının davalı TPMK’nın YİDK’ca 2014-M-5280 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkili adına aynı sınıfta tescilli önceki markalarla başvuruya konu işaret arasında kaçınılmaz olarak iltibas doğacağını, davalı şirket adına tescilli 148410, 150433, 156743, 178890 sayılı markaların hükümsüzlüklerine dair kararların onandığını, davalının başvurusunun tescili halinde müvekkilinin tanınmış markalarının itibarının zedeleneceğini, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalı şirketin kötü niyetle başvuru yaptığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2014-M-5280 sayılı kararının iptalini, 2011/75798 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; İngiltere’de kurulu müvekkilinin özellikle giyim ve tekstil sektöründe tanınmış “Next” markasını Türkiye’de ve bir çok ülkede tescil ettirdiğini, davalı şirketin 9, 11, 21, 35 inci sıınflardaki 2011/82480 sayılı “NEXTSMART” marka başvurusuna müvekkilinin itirazının Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edilerek davalı şirket başvurusundan 9 ve 21 inci sınıftaki bir kısım malların çıkarıldığını, itirazların YİDK tarafından da kısmen kabul edilip 2014-M-4698 sayılı kararla 9 uncu sınıftaki “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar” emtiasının da tescil dışı bırakıldığını, 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında başvurunun müvekkili markaları ile benzerlik arzettiğini, işaretler arasındaki benzerliğin TPMK tarafından da kabul edildiğini, müvekkilinin uzun yıllardır faaliyette bulunduğu malların perakendecilik hizmetleri üzerinde başvurunun tescili halinde markalar arasında karışıklık doğacağını, davacının markaları kapsamında yer alan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf malların sayılması suretiyle perakendecilik hizmetlerine ilişkin 35 inci sınıfta yer alan hizmetler ile ilişkili olduğunun kabulünün gerektiğini, başvurunun müvekkilinin unvanının çekirdek unsurunu içerdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve kötü niyet sebebiyle 35 inci maddesi gereği de reddi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek TPMK YİDK’in 2014-M-4698 sayılı kararının 35 inci sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmen iptalini, davalı şirketin 2011/82480 sayılı “NEXTSMART” ibareli marka başvurusunun tescili halinde 35 inci sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TPMK vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; başvuruda kötü niyet kanaatinin oluşmadığını, başvuran şirketin 25 inci sınıfa dahil mallar bakımından 148410, 150433, 156743, 178890 sayılı “Next” ibareli markaların sahibi olduğunu, 148410 sayılı markanın hükümsüz kılındığına, diğer markaların da hükümsüzlüğüne dair kararların kesinleştiğine dair bir bilginin müvekkiline sunulmadığını, davacının 2011/64263 sayılı markasında 25 inci sınıf mallar varsa da itiraz üzerine kapsamdan çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; 25 inci sınıfta korunan 150433, 156743, 178890, 148410 sayılı markaların o esnada TPMK nezdinde tescilli olduklarını, 25 inci sınıf mallar üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkili başvurusu 25 inci sınıfta olduğundan davacının elektronik alanda tanınmışlığının uyuşmazlığı etkilemediğini, davacının 25 inci sıınf tescilinin bulunmadığını, müvekkilinin “Next” ibareli markasının tanınmış marka niteliği taşıdığını, asıl olarak davacının kötü niyetli olduğunu, kullanmadığı emtianın tescilini sağlamayı amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı TPMK vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; 35 inci sınıf tescili bulunmayan davacının benzer görünen markalarında yer alan mal ve hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, diğer mal ve hizmetlerin farklılık arzettiğini, kalan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimalinin doğmadığını, davalı şirketin 35 inci sınıf hizmetleri içeren başka markasının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı … Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının benzerliğe mesnet markalarının bir kısmının hükümsüz kılındığını, bir kısmının ise itiraz tarihi itibariyle başvuru aşamasında olduğunu, YİDK’in 35 inci sınıf yönünden itirazın reddine dair yerinde bir karar verdiğini, müvekkilinin 35 inci sınıfta tescilli Next esas unsurlu markalarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 10.09.2015 tarihli ve 2014/233 E., 2015/280 K. sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014/M-4698 sayılı kararının, 35/6.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri dahil) altınlar, mücevherler. Kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kot düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil) işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşu takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayıştan, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” bakımından davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, aynı ürünler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair istemlerin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.04.2017 tarih 2015/14728 E., 2017/2225 K. sayılı ilamı ile taraf vekillerinin birleşen dosyaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen dosyada verilen karar onanmış, asıl dava yönünden Mahkeme kararı “…556 sayılı KHK’nın 35’inci maddesinde “Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği” düzenlenmiştir.
Asıl davada iptali istenen TPMK YİDK’nun 2014-M-5280 sayılı kararında “muteriz tarafından başvuru sahibi adına olan 150433, 156743, 178890 sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, 148410 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK’nın 35’inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin verilen karar yerinde olmayıp iptali gerekir.
Davacı, ayrıca “NEXT” ibareli markalarının tanınmışlığına dayanarak 556 sayılı KHK’nın 8/4 üncü maddesi uyarınca davalı adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu YİDK kararının iptali ile 556 sayılı KHK’nın 8/4’üncü maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulmasını gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2017/2959 E., 2019/2571 K. sayılı ilamı ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı … Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin karar düzeltme dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, asıl davada davalı- birleşen davada davacı … vekili ile asıl ve birleşen davada davalı TPMK vekilinin karar düzeltme isteği reddedilmiştir.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer şekilde “NEXT” esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı …’nin NEXT ibareli 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaları içeren, 148410, 156743, 150433, 178890 sayılı markaların sahibi olduğu, sunulan kanıtlara göre bu unvanla giyim ürünleri ve aksesuarları ürünlerinin üretim ve satışıyla ilgili olarak İngiltere merkezli olarak uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunduğu, Türkiye’de ise markalarını kullanmadığı, bu sebeple markalarının kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığı, tesis olunan kararların derecattan geçerek kesinleştiği, ancak bu kararların asıl ve birleşen davaların açılmasından sonra 01.12.2014 ve 29.01. 2015 tarihinde infaz edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak yetkisinin olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı …’nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına iltibaslı işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı …’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK’nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa kararın usulüne uygun düzenlenmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan ittihaz edilen kararın usul ve Kanuna aykırılık taşıdığını, yargılama safahatında belirtilen dört adet davalı markasının hükümsüz kılındığını, kararların kesinleştiğini, davalı TPMK’nın 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi gereği kesinleşme şerhlerinin sunulması için süre vermesi gerektiğini, hükümsüzlük davalarının başvurudan önce açıldığını, TPMK’nın davaların sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, kesinleşme şerhlerinin YİDK kararından sonra olmasının davayı etkilemeyeceğini, hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, Next esas unsurlu markalar açısından işarete ayırt edicilik kazandıran müvekkilinin önceliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyet taşıdığını, yedekleme ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar amaçlandığını, tanınmışlığa yönelik delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin üç adet tanınmış marka kararının ve mahkeme kararlarının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2022 tarihli ve 2021/11-924 E., 2022/1873 K. sayılı ilâmı ile Mahkemece, ilk kararında yer almayan bir husus değerlendirilip, bozma kararı kapsamında irdeleme yapılarak bozmanın gereği eylemli olarak yerine getirilmek suretiyle yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi ile 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Asıl davada davacı TPMK YİDK’nın 2014-M-5280 sayılı kararının iptalini, 2011/75798 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiş, Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına direnilmek suretiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2022 tarihli ve 2021/11-924 E., 2022/1873 K. sayılı ilâmı ile bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
2.Dairemizin 18.04.2017 tarih, 2015/14728 E., 2017/2225 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesinde “Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği” düzenlenmiştir. Asıl davada iptali istenen TPMK YİDK’nın 2014-M-5280 sayılı kararında “muteriz tarafından başvuru sahibi adına olan 150433, 156743, 178890 sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, 148410 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin TPMK’nın başvuru kapsamında ilan edilen mallarla aynı veya aynı tür malların başvuru sahibi adına önceden tescilli 148410, 150433, 156743, 178890 sayılı markaların kapsamında bulunduğunun kabulü ile verdiği karar yerinde olmadığı gibi Mahkemece de hükümsüzlüğe ilişkin kararların sonradan infaz edildiği, sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi yerinde görülmemiştir.
3.Nitekim taraflar arasında Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/156 E., 2016/41 K. sayılı dosyası ile görülen davada da Mahkemece davalının YİDK kararının verildiği tarih itibariyle kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 17.04.2018 tarih, 2016/7124 E., 2018/2831 K. sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu markaya itiraz aşamasında müktesep hak oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK’ya dayalı olarak açılan iptal davası neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğunun ileri sürüldüğü, 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağının iddia edildiği, gerçekten de, iptali istenen YİDK kararının verildiği 24.02.2014 tarihi itibariyle sözkonusu 148410 sayılı markanın iptaline karar verildiği, iptal kararının Dairemizce de onandıktan sonra karar düzeltme aşamasında olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, anılan 148410 sayılı markanın başvuru bakımından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı hususunun YİDK tarafından sözkonusu dava sonucu beklenilerek değerlendirilmesi gerekirken bu dava neticesi beklenmeksizin, YİDK karar tarihi itibariyle geçerli bir markanın mevcudiyetinin müktesep hak oluşturduğundan bahisle itirazın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuş, Dairemizin 15.01.2020 tarihli, 2018/3537 E., 2020/409 K. Sayılı kararı ile de karar düzeltme istemleri reddedilmiştir.
4.Davacı, dava konusu başvuruya itiraz ederken muhtelif sınıflarda tescilli bir çok markasını itirazına mesnet göstermiştir.
5.Bu durumda Mahkemece, 148410, 150433, 156743, 178890 sayılı markaların davalı şirkete bir hak bahşetmeyeceğinin nazara alınması, tescilde ülkesellik ilkesinin gözetilmesi, davaya konu başvuru ile davacı şirketin itiraza mesnet markaları ve bu markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken asıl davada yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davanın davacısına iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.