YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2745
KARAR NO : 2023/7392
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1839 Esas, 2022/2257 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E. – 2022/278 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalı …’ın, 15 kişilik bir silahlı ekip ile birlikte kendisini tehdit edilerek 10.11.2009 ödeme tarihli, 150.000,00 TL tutarındaki senedi imzalattırdıklarını, kendisinin tutsak kaldığı süre içerisinde acele işlem yaparak ihtiyati haciz kararı ile evine haciz koydurduklarını icra dairesinden gelen belge ile öğrendiğini belirterek, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız açıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. …, İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2009/9851 sayılı dosyasından kaynaklanan tüm hak ve alacakları davalı … …’dan 18.02.2010 tarihli temlikname ile temlik almış, 24.09.2021 tarihli “Alacağın Temliki Sözleşmesi” ile … İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2009/9851 sayılı dosyasına konu 150.678,70 TL takip çıkışlı bu … itibarıyla 520.767,90 TL alacağı tüm ferileriyle …’e temlik etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza dosyasının incelenmesinde her ne kadar ceza dosyası hakkında verilen karar bozulmuş ise de, bozmanın sanıklar ( davalı ) lehine yapılmadığı, mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği, buna göre, …’ın dava dışı kişilerle birlikte davacıya zorla 150.000,00 TL tutarında bono imzalattıkları, davacıyı zorla ve silahla dava dışı sanık …’in işyerinde tuttukları, davalı …’in … ile birlikte hareket ettiği, senedin irade sakatlığıyla düzenlendiği, alacağın davacının zararına iktisap edilmiş olduğu, ayrıca devrin alacağın temliki niteliğinde olduğundan davacının …’a sürülebilecek tüm defileri …’e karşı ileri sürebileceği gibi, daha sonra temlik … …’e karşı da ileri sürebileceği, tüm bu açıklamalar ile davacının, zorla imzalanan senetten dolayı, lehdara ve temlik alacaklılarına karşı borçlu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile, davacının İzmir 15.İcra Müdürlüğü’nün 2021/10318 E. sayılı takip dosyasına alacak sebebi olarak konulan 10.11.2009 ödeme tarihli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesinde, ilk temlik … …’in, davalı … ile birlikte hareket ederek davacıdan zorla senet alındığı belirtilmişse de; temlik … …’ın davalı … ile birlikte hareket etmesinin sözkonusu olmadığını, gerek dava dosyasında ve gerekse de ceza davası dosyasında bu yönde hiçbir delil de bulunmadığını, o tarihlerde …’ın davacı ve davalı ile birlikte olmayıp senedin zorla alındığına dair hiçbir bilgi ve görgüsünün de bulunmadığını, senedin sebepten mücerretliği ve iyi niyetli 3.kişinin haklarının korunması gerektiğine dair hukuki kaideleri uyarınca def’ilerin …’a karşı ileri sürülmesi ve kabul edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğunu, müvekkili …’ün takip konusu alacağı temlik … iyi niyetli 3. kişi ve takip alacaklısı konumunda olduğunu, davacı ile davalı … arasındaki maddi olayın tarafı olmadığını, davacının bu yönde iddiasının ve delilinin bulunmadığını, davacının müvekkiline karşı yalnızca takip hukukuna dayanan nedenleri ileri sürebileceğini, maddi olaylara ilişkin itirazların ileri sürülemeyeceğini beyanla, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza mahkemesindeki maddi vakıa tespitinin hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olacağı ve senedin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ceza dosyası örneğinden, ifade tutanaklarından, davacı … ile … … …’in Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki ifadelerinde, …’in …’ın ortağı olduğunu ve olaylar sırasında …’ın yanında olduğunu, bankaya para çekmeye birlikte gittiklerini söyledikleri, yine duruşmadaki ifadelerinde …’ın ortağının İzmir’den geldiğini, paranın onun adına havale edildiğini söyledikleri anlaşılıyorsa da, …’in ceza davasında sanık olarak yer almadığı, hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulmadığı, mahkeme gerekçesinde suçun işlenişine ait tespitte bu hususa yer verilmediği gibi somut uyuşmazlıkta da, mahkemece temlik eden ve temlik … arasında birlikte hareket edildiğinin tespiti yönünde delil toplanmadığı anlaşılmakla mahkeme gerekçesinde, … ile …’ın birlikte hareket ettiklerine yönelik gerekçeye yer verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne karar verimiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğunu, müvekkili …’ün takip konusu alacağı temlik … iyi niyetli 3. kişi ve takip alacaklısı konumunda olduğunu, davacı ile davalı … arasındaki maddi olayın tarafı olmadığını, davacının bu yönde iddiasının ve delilinin bulunmadığını, ceza dosyasından anlaşıldığı üzere davacının …’e borçlu olduğunu, davalı …’ün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak … bir karar verilmesi halinde bu … kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.