Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. 2023/5376 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3011
KARAR NO : 2023/5376
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/92 Esas, 2019/183 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki off shore banktaki mevduatın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davanın kısmen kabulü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Sümerbank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF’nin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil TMSF vekili; davacının aynı hesaplar hakkında açtığı davanın açılmamış sayıldığını, kesinleşmediğinden halen derdest olduğunu, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davalı Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, dolandırmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Feri müdahil OYAK vekili; müvekkilinin bir borç üstlenmesi olmadığını, davanın TMSF’ye tevcihinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda zamanaşımı süresinin geçmediği, banka yöneticisinin off -Shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları, derdest davanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 14.12.2022 tarih, 2019/3231 E. ve 2022/9108 K. sayılı kararıyla, davacının bankaya 25.11.1999 tarihinde yatırdığı paranın off-shore hesabına aktarıldığı, 18.09.2002 tarihinde ve 13.04.2006 tarihinde açılan davalar birleştirildikten sonra açılmamış sayılmasına karar verildiği, işbu davanın ise 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra 07.10.2015 tarihinde açıldığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; Hukuk Genel Kurulu (HGK) İçtihadı Birleştirme kararının hukuki güvenlik ilkesine, adaletli yargılanma ve mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, dosyadaki maddi gerçeklere aykırılık taşıdığını, gerekçeden yoksun olduğunu, Dairenin ve HGK’nın kararında hukuki ilişkinin niteliğinin yapılamadığını, zarar gerçekleşmeden zamanaşımı süresinin başlamayacağını, zamanaşımı sebebiyle verilen bozma kararının HGK kararı ile çeliştiğini, içtihadı birleştirme kararının geriye yürütülemeyeceğini, zamanaşımı savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, zamanaşımını durduran ve kesen olguların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, off- shore hesaplara yatırılan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan karar düzeltme harcının isteği halinde iadesine,

3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak, Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.