YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5398
KARAR NO : 2023/7690
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/358 Esas, 2021/620 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : … vekili Avukat … …
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/457 E.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve maddi manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın maddi tazminat yönünden kabulüne manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; davalının müvekkili hakkında başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; davalının sahte senede dayalı olarak yaptığı icra takibi nedeniyle müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını belirterek 500,00 TL maddi ve 9.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili; icra hukuk mahkemesince yapılan incelemede senetteki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığını, davacının bu senedi oğlunun borcuna karşılık verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; davanın reddini istemiştir
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davacının dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl davada davacının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, birleşen tazminat konulu davanın dayanağı asıl dava olduğu ve asıl davada dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, davacının imzası olmayan senedi takibe koymakta haksız olduğu, davacı tarafın tazminat talep etme koşullarının oluştuğu, 07.04.2020 tarihli ek rapordaki değerlendirmelerin hükme esas alınmaya elverişli olduğu, buna göre davacının toplam zararının 2.054.319,00 TL olduğu, davalının senedin sahteliğini takip tarihinde bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı, takibin devam ettiği tarihte ceza yargılamasının devam ettiği, takip işleminin yasal hak arama hakkı kapsamında olduğu ve davacının kişilik haklarına ağır ve haksız bir saldırı olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle birleşen dosya yönünden dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak 2.054.319,00 TL’nin 05.05.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 24.05.2023 tarihli ve 2022/1327 E., 2023/3220 K. sayılı kararıyla usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, senetteki imzanın davacı … ürünü olduğuna dair görüşler içeren raporların da dosyada olduğunu, senette sahtecilik yapılmışsa da müvekkilinin sorumlu olmadığını, ceza dosyasında da beraat ettiğini, gelir kaybına ilişkin davacının belge sunmadığını, farazi hesaplamalar yapıldığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dosyadaki tebligatların usulsüz olduğunu, tüm zararın müvekkiline yüklenemeyeceğini, bozmadan sonra taleplerin ıslah edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, senet üzerinde yer … imzanın davacıya ait olup olmadığı, senet üzerinde yazılı miktar kısmında tahrifat olup olmadığı, netice olarak bu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığına ve icra takibi sebebiyle haczedilen malları dolayısıyla davacının uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat talebinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 562,65 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.