Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/563 E. 2023/7040 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/563
KARAR NO : 2023/7040
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/300 Esas, 2022/777 Karar

HÜKÜM : Davalı … AŞ., … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Dokuma Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi, davacının davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi, davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitine ilişkin talebinin kabulü, davacının davalı … … aleyhine açtığı davanın usulden reddine, davacının davalı … aleyhine 4.175.735,00 TL’nın iadesine ilişkin davasının zamanaşımı nedeniyle reddi.

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davacının davalı … Holdinç A.Ş., … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Dokuma Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açtığı davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair talep ve davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitine ilişkin talep ve davasının kabulü ile davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak kabul edilemeyeceğinin yani pay sahibi sıfatını kazanamadıklarının tespitine, davacının davalı … … aleyhine açtığı davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı …’ndan 4.175.735,00 TL’nin iadesine ilişkin davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketler tarafından Kurula kayıt yükümlülüğüne uyulmaksızın gerçekleştirilen halka arz ve satış sonucu satılan kısmın karşılığı yabancı paranın 21.03.2002 tarihli efektif satış … üzerinden 4.175.735,00 TL karşılığında, halktan toplanan paraları şirket hesabına geçirmeyen Holding Yönetim Kurulu başkanı … ve … …’dan bu paraların şirkete iadesi talebiyle 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (2499 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine istinaden tespit davası açıldığını, Büyük … Holding’de 2499 sayılı Kanun çerçevesinde 13.02.2002 tarihinde yapılan bağımsız denetim sonucu, holding bünyesinde herhangi bir ticari ve sınai faaliyet olmadığı, davalı … …’ın … Tekstil’in merkezi olan bir büroda oturduğu, bu büroda gruba ait 8 adet şirkete dair kayıtlar bulunduğu, bunların da 2001 yılından beri herhangi bir ticari veya sınai faaliyetinin olmadığı, bu şirketin çoğunluk ortağı …’nun nerede olduğunun bilinmediği, şirketlerin 6 tanesinin … kaynaklarının negatif olduğu, grup şirketlerinden … Holding A.Ş., … Tekstil A.Ş., … Dokuma A.Ş. tarafından bastırılmış hisse senedi tahsilat makbuzu ile 1997 yılından itibaren yurtdışında yaşayan vatandaşlardan para toplandığı, bu makbuzlarda her bir hissenin değerinin 500 DM olarak belirlendiği, toplam 962 adet tahsilat makbuzunun ibraz edildiği, bu makbuzlarla; 6.211.790 DM, 2400 Avusturya Şilini, 200.000 Belçika Frangı, 123.075 Hollanda Florini, 240.286 USD ve 798 TL toplandığının belirlendiğini, davalı grup şirketleri adına para toplama faaliyetinin şirket yöneticilerince yetkilendirilen temsilciler vasıtasıyla yürütüldüğü, holding muhasebesinde diğer emanet hesaplar kısmına 671 kişiden toplanan 2.3 milyon TL’nin kaydedildiği, bu rakamın 21.03.2002 tarihli efektif satış kuruna göre 4.175.735,00 TL olduğu, bu paraların grup şirketlerine borç verildiğine ilişkin kayıt ile aktarıldığı, daha sonra bunun takip edilmediği, …’nun grupla bağlantısının kesilmesinden sonra Nisan 2001 döneminde holding bünyesinde takip edildiği ve grup şirketlerine verilen para miktarının 724.000,00 TL olduğunun kayıt altına alındığı, daha sonra Holding bünyesinden … Gıda A.Ş.’ye kullandırıldığı gerekçesiyle bu şirketi 2.2 milyon borçlandıracak kayıt yapıldığı, bunlara ilişkin bir belgenin olmadığı, esasen bu paraların tamamen davalı …’ ve … …’ın kontrolünde olduğu, …’nun halkı ortaklığa katılmaya davet eden bir çok yazı ve yayınlarda yer aldığının tespit edildiğini, bütün bu olayların 2499 sayılı Kanun’a aykırı olduğu, yine aynı kanunun 46 ncı maddesi gereğince bu davayı açtıklarını, bu çerçevede bütün bu paraların şirketlere iadesini istediklerini, bunların miktarının da Büyük … Holding A.Ş. için 3.529.750,00 TL, … Tekstil A.Ş. için 636.254,00 TL, … Dokuma A.Ş. için 9.731,00 TL olduğunu ileri sürerek, halktan toplanan paraları şirket hesabın aktarmayan … ve … …’ın anılan meblağları şirketlere iadesine karar verilmesini ve davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olana yatırımcılar ile alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapıları ile söz konusu şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirketlerden Büyük … Holding A.Ş., … Tekstil Tic. ve San. A.Ş. ve … Dokuma Giyim San. ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

2.Davalılardan …, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalılardan … …’ın 14.04.2008 tarihinde vefat ettiği ve geride kalan mirasçılarının mirası reddettiği anlaşılmıştır.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Kayseri (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 21.01.2014 tarihli ve 2012/95 E., 2014/21 K. sayılı kararıyla davalı şirketlere para veren kişilerin davalı şirket ortakları olarak değerlendirilemeyeceklerinin tespitine, davalı şirketler tarafından toplanan parada hak sahibi olan yatırımcıların ve bu yatırımcıların alacak tutarlarının tespiti ile ilgili ayrıca davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespiti ile ilgili taleplerin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı … … aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Büyük … Holding A.Ş, … Tekstil Tic. ve San. A.Ş ve … Dokuma Giyim San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 20.10.2014 tarihli ve 2014/7611 E., 2014/16047 K. sayılı kararında, Mahkemece davanın mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 309 uncu maddesine göre açılmış bir sorumluluk davası olarak nitelendirilerek karar verildiği, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (2499 sayılı Kanun) mülga 46 ncı maddesine göre her hangi bir inceleme yapılmadığı, davacı taleplerini 2499 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesine dayandırdığından bu yasa gereğince bir değerlendirme yapılmadan, uyuşmazlığın sorumluluk davası olarak nitelendirerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2016 tarihli ve 2015/356 E., 2016/1249 K. sayılı kararı ile davacının, davalı …Ş., … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Dokuma Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açtığı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair talep ve davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tespitine dair talep ve davasının kabulü ile; davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak kabul edilemeyeceğinin yani pay sahibi sıfatını kazanamadıklarının tespitine, davacının davalı … … aleyhine açtığı davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı … aleyhine açtığı davasının kabulü ile 4.175.735,00 TL’nin davalıdan tahsili ile bunun 3.529.750,00 TL’lik kısmının davalı …Ş.’ye, 636.254,00 TL’lik kısmının davalı … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 9.731,00 TL lik kısmının da davalı … Dokuma Giyim Sanayi Ticaret A.Ş.’ye iadesine karar verilmiş, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.

D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 24.01.2019 tarihli ve 2017/1128 E., 2019/705 K. sayılı kararıyla, davacı tarafça 25.03.2002 tarihinde açılan ilk davada verilen “davanın açılmamış sayılması” kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150 nci maddesine göre dava açılması ile meydana gelmiş olan tüm sonuçların ortadan kalktığı ve somut olayda mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (mülga 818 sayılı Kanun) 137 nci maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar temyiz eden yararına bozulmuştur.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 16.09.2019 tarihli ve 2019/250 E., 2019/729 K. sayılı karar ile davacının davalı … AŞ., … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Dokuma Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açtığı davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair talep ve davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitine ilişkin talep ve davasının kabulüyle, davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak kabul edilemeyeceğinin yani pay sahibi sıfatını kazanamadıklarının tespitine, davalı … … aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı … aleyhine 4.175.735,00 TL ‘nin iadesine ilişkin davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereği, alacak talebi yönünden hesap ve takdir olunan 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine karar verilmiş, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.

E. (Üçüncü) Bozma Kararı
Dairemizin 03.11.2020 tarihli ve 2020/382 E., 2020/4701 K. sayılı kararında, 07.12.2019 tarihli ve 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’nun 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7194 sayılı Kanun) aşağıdaki geçici maddenin eklendiği, işbu geçici 4. maddede ”31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (6362 sayılı Kanun) kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmünün düzenlendiği, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin hükme bağlandığı, bu durum karşısında, Mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu ile yukarıda anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirmesinin yapılması gereğine işaret edilerek karar re’sen bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş, davalı … vekilinin karar düzeltme talebi 24.02.2022 tarihli karar ile reddedilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketlerin 7194 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü kapsamında yer almadığı, davalı şirketler aleyhine açılan alacak davası incelediğinde, somut talebin esasen davalı şirketlerde yatırımcı olan ve pay sahibi yapılacağı vaadinde bulunan kişilerin davalı şirketlere verdiği paraların grup şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından sermayeye konulmayarak şirket aktifinden çıkarılması ve ortadan yok edilmesi iddiasına dayalı olduğu, söz konusu talebin 6762 sayılı Kanun’un 336 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca şirket yönetim kurulu üyelerine karşı ileri sürülebilecek hususlara ilişkin olduğu, bizatihi şirketler aleyhine bu talebin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketler aleyhine açılan alacak davalarının pasif husumet nedeniyle reddi gerektiği, yine aynı sebeplerle davacının, davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair talep ve davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 … maddesi gereği hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tespitine dair talep ve davası yönünden ise, Yargıtay’ın bozma ilamında işaret edilen hususlarla ilgili en son alınmış ayrıntılı, bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere, bu şekilde olan kişilerin makbuz karşılığı para ödeme yapan durumunda oldukları, anonim şirketlerde pay sahipliğinin, faaliyette bulunan bir anonim şirkette mevcut bir ortağın payının devralınmasıyla veya rüçhan hakları kısıtlanarak yapılan nakit sermaye arttırımı ile oluşacak … payların … ortaklara satılması (halka arz, ihraç) ile gerçekleşebileceği, somut olayda ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı, ortak adı altında paraların davalılar tarafından toplanmış olmasının para yatıran kişilerin söz konusu anonim şirketlere ortaklık sıfatını kazandıramayacağı, dolayısıyla bu kişilerin söz konusu şirketlerin ortağı olduğunun kabul edilemeyeceği, bu şekilde pay sahibi sıfatını kazanamayacakları, şirketin alacaklısı olarak nitelendirilebilecekleri kanaatine varıldığından davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tespitine dair talep ve davasının, davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak kabul edilemeyeceğinin yani pay sahibi sıfatını kazanamadıklarının tespiti gerektiği, davalı … …’ın 14.04.2008 tarihinde öldüğü, mirasçılarının mirası reddine dair kararın 02.09.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11.02.2011 tarihinde açıldığı, … … aleyhine açılan alacak davasının taraf ehliyeti dava şartı dikkate alınarak reddi gerektiği, davalı … aleyhine açılan alacak davasının, davacı vekilinin dava dilekçesinde daha önce Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/142 E. 2007/829 K. sayılı dosyasında 25/03/2002 tarihinde aynı taleplerle dava açtıklarını, 23.08.2007 tarihinde davanın takip edilmemesi nedeniyle “davanın açılmamış sayılmasına” dair verilen kararın onandığını, onama ilamının 17.12.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ilk davada açılmamış sayılma kararı verildiği için aynı taleplerle tekrar işbu davanın açılması zarureti doğduğunu ileri sürerek 11.02.2011 tarihinde işbu davayı açtıklarını bildirdiği, davalı … vekilinin 17.09.2013 tarihli dilekçesi ile davanın 2499 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesi uyarınca hak düşürücü sürede açılmadığını, zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istediği, 6100 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçların ortadan kalktığı, yeniden harç yatırılmak suretiyle açılan … davada eski davanın açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar devam etmediği, somut olayda mülga 818 sayılı Kanun’un 137 nci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, davalı … hakkında açılan davanın 2499 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi uyarınca işbu davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı süresinin dolduğu, adı geçen davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davalı … Holdinç AŞ., … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Dokuma Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açtığı davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı şirketler tarafından izinsiz toplanan parada hak sahibi olan yatırımcılar ile bunların alacak tutarlarının ve davalı şirketlerin ortaklık yapılarının tespitine dair talep ve davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitine ilişkin talep ve davasının kabulü ile davalı şirketlere para veren kişilerin ortak olarak kabul edilemeyeceğinin yani pay sahibi sıfatını kazanamadıklarının tespitine, davacının davalı … … aleyhine açtığı davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı … aleyhine 4.175.735,00 TL’nın iadesine ilişkin davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği alacak talebi yönünden hesap ve takdir olunan 271.514,70 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın Kurul alacağının tahsili için değil, yatırımcı hak ve yararlarının korunması kapsamında kanuni görev icabı ve kamu yararı gözetilerek açılan bir dava olması dikkate alınarak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini nitekim dava ister kabul ister reddedilsin aleyhlerine verilmiş maktu vekâlet ücretinin yer aldığı kararların Yargıtayca onandığını, benzer şekilde Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi A.Ş., … Elektrik A.Ş. ve diğer bir kısım şirketler aleyhine açtıkları davalarda verilen red kararları sonunda da aleyhlerine nisbi değil maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek Mahkeme kararının davalı … lehine hükmettiği nisbi vekâlet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2499 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesine dayalı olarak davalı şirketler tarafından toplanan parada hak sahibi olan yatırımcıların ve alacak tutarların tespiti, davalı şirketlere para veren kişilerin davalı şirketlerin ortakları olup olmadığının tespiti ve toplanan paraları şirket hesaplarına geçirmedikleri iddia edilen şirketlerin yönetim kurulu başkanı … ve yardımcısı … …’dan 4.175.735,00 TL alınarak davalı şirketlere iadesi talebine ilişkin olup uyuşmazlık hakkındaki alacak davası zaman aşımı nedeniyle reddedilen davalı … lehine maktu mu nisbi mi vekâlet ücretine takdir edilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.2499 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesi.

2.7194 sayılı Kanun’un gecici 4 üncü maddesi 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.

3.Mülga 818 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi.

4.6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 ve 150 nci maddeleri.

5.Mülga 6762 sayılı Kanun’un 336 ncı maddesi.

6. 20.11.2021 tarihli ve 31665 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.

7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.01.2018 tarihli ve 2017/4-3013 E..2018/47 sayılı kararı.

8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/840 E, 2023/4352 K. sayılı kararı. 11.01.2023 tarihli ve 2021/5585 E, 2023/185 K. sayılı kararı, 25.01.2021 tarihli ve 2020/1477 E., 2021/320 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.