YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6235
KARAR NO : 2023/7042
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1688 Esas, 2021/1464 Karar
HÜKÜM :Yeniden hüküm tesis ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/818 E., 2021/638 K.
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü re’sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %51 hisseli ortağı olduğunu, davalı … kişinin ise şirketin %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar defterini uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket müdürlüğünden azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete kayyum atanmasına, şirket müdürünün yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ortak cevap vermemiş, davalı şirket vekili müzekkere cevapları doğrultusunda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ortak sıfatıyla işbu davayı açan davacının, 20.04.2021 tarihli ticaret Sicil Gazetesi’nin 297. sayfasında, davacının ortağı olduğu Yılmazlar Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’deki Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2018/14591 sayılı dosyasından haciz konulduğu belirtilen 816 adet hissenin ihalesinin yapıldığı, davacı … adına kayıtlı 816 adet hissenin takyidatsız olarak davalı … adına tescillendiği, davacının davalı şirkette eski ortak olarak göründüğü, şirketin … ortak ve yetkisinin davalı … olduğu, dava tarihi ile hisse devir tarihi dikkate alındığında davacının ortaklık sıfatının kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmada tanık olarak dinlenen kişilerin beyanı dikkate alınmadan karar verildiği, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde genel kurulun toplanmasını engellemesi sonucu azli için haklı neden meydana geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararının kalmayacağı, aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re’sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın cebri icra yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona ermesi nedeniyle davacı tarafından yapılan suç duyurusunun davanın sonucuna etkili olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin yerinde görülmemekle birlikte, kararın ve gerekçesinin re’sen düzeltilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün re’sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davacının davalı şirketin ortağı olmadığı anlaşıldığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, bilahare sunulan beyan dilekçesinde davacının dava açılış tarihinde şirket ortaklığının devam ettiğini, hisseleri hacizli olmakla birlikte henüz satılmadığını, buna binaen genel kurulu toplantıya çağırdığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket yetkili müdürünün haklı sebeplerle azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33, 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.