YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/992
KARAR NO : 2023/7739
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/272 Esas, 2022/1020 Karar
vekili Avukat …
vekili Avukat …
İLİŞKİLİ KİŞİLER : 1…. vekili Avukat …
2….
3….
4….
5….
6….
7….
8.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
DAVA TARİHİ
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 03.05.2012 tarihli yurt içi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, anılan taşıma esnasında hasar gören ürünler için 01.07.2013 tarihinde 369790 ve 369791 numaralı faturalar ile toplam 26.600,94 TL fatura düzenlendiğini, faturanın noter aracılığıyla davalıya gönderildiğini, ancak davalı şirketin eksik ve zarar görmüş ürün teslimi olmadığı gerekçesiyle faturayı iade ettiğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunmuş, kayıp olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkili şirkete verilmiş olduğunun belli olmadığını, ürünlerin taşıma esnasında hasara ve kayba uğradığına dair yazılı belge olmadığını, faturanın davacı şirkete iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.01.2016 tarih, 2013/387 E. ve 2016/44 K. sayılı kararı ile davacının ticari defter ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini fatura ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli navlun ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından taşıma sözleşmesinin ifasında zayi ve hasarın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/4600 E. ve 2017/6619 K. sayılı kararıyla taraflar arasında 03.05.2012 tarihli taşıma sözleşmesi düzenlendiği ve taraflar arasında ticari ilişki olduğunun çekişmesiz olduğu, davacı tarafın, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında hasar gören veya ziyaa uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa fatura kesildiğini, ancak faturaların iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açtığı, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü teslim tutanakları, kargo tesellüm fişleri, sevk irsaliyeleri ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayadığı, davacı delilleri tartışılıp değerlendirilmeksizin yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelemeye sunulan defter ve belgeler, teslim tutanakları, kargo tesellüm fişleri, sevk irsaliyeleri ve davacıya yapılan ödeme başvuruları, faturalar ile tüm dosya kapsamına göre davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 9.192,03 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça, davalı şirketin 17.408,91 TL asıl alacak borcunun bulunmadığına dair yemin eda edildiği, alacak likit olduğundan davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 9.192,03 TL asıl alacak yönünden davalının itirazın iptaline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, takibin kabul edilen asıl alacak miktarı yönünden aynı koşullar ile devamına, asıl alacağın %20 si üzerinden hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin kendisine hasarlı teslim edilen ve kaybolduğu belirtilen kargolara ait hizmetlerin yerine getirilmediğini ispat ettiğini, kargo paketlerinin müvekkil şirketin şubelerine eksiksiz ve … şekilde teslim edildiği hususunun davalı tarafça ispatlanamadığını, dosyaya sunulan kargo fişlerinde davalı şirketin imzasının mevcut olduğunu, bu kargo fişleri ile hasar dosyalarının varlığının ispatlandığını, yazılı delil başlangıcı kapsamında delillerini sunup ve tanıkların da dinlendiğini, tüm hasar dosyalarının birer örneğinin davalının da elinde bulunduğunu, bu hasar dosyalarının sunulmamasının müvekkil şirket aleyhine yorumlandığını, davaya konu ürünün davalı kargo firmasına teslim edildikten sonra kaybolması veya zayi olmasının … sorunu olduğunu gösterdiğini, taşınan eşyanın alıcıya ulaşmamasının uygun ve kabul edilebilir bir açıklamasını yapamayan davalı taşıyıcının ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu faturalara ilişkin ürünlerin her birinin kargo taşıması sırasında zarar gördüğünün ispatlanamadığını, tanık ifadelerinin görgüye dayalı olmadığını, davacı tarafın faturalar haricinde hasara yahut eksik kargolara dayanak olarak yazılı delil ibraz etmediğini, salt tanık ifadeleri ile inceleme yapılamayacağını, bilirkişi raporlarında hasar gördüğü iddia edilen ürünlerin fiziken incelenmeden davacı yanın sunmuş olduğu tutanaklar nezdinde inceleme yapıldığını, müvekkiline işbu hasar/eksik kargo ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının net olarak belirlenmeden faturalar üzerinden değerlendirme yapılmak suretiyle kargoda oldukları dahi kesin olarak davacı tarafından ispatlanamamış ürünlerin bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, likit olmayan alacak nedeniyle müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.