Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/13312 E. 2012/25483 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13312
KARAR NO : 2012/25483
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-3, 58, 54 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, sanık …, sanık … tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde gece saat 03:00 sıralarında, Karaman İli, Kazımkarabekir İlçesi, Karalgazi Köyü sığırcı Çiftliği mevkiinde, jandarmanın önleyici hizmet devriyesi yaptığı esnada, sanıkların kazı yaparlarken görülmesi üzerine, sanıkların olay yerinden kaçtıkları, olay mahallinde yapılan incelemede 1,5 metre genişliğinde, 2 metre derinliğinde çukurun açıldığının tespit edildiği, olay yerinde adli emanete kayıtlı 2 adet kürek, 2 adet kazma, 2 adet murç, 2 adet keser, 8 adet ağızlık, yaklaşık yarım kilo çivi ile seramik kap parçalarının ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut arkeolog bilirkişinin raporuna göre, kazı yerinde Geç Roma ve Bizans dönemine ait mimari parçalara rastlandığı, söz konusu yerin höyük olup, 2863 sayılı kanunun 6. maddesinde belirtilen taşınmaz kültür varlığı olduğunun bildirildiği anlaşılmakla;
Sanıkların 2863 sayılı kanunun 6. maddesinde belirtilen taşınmaz kültür varlığı olan höyükte kazı yaptıkları, böylece kültür varlığına zarar verdikleri, söz konusu zararın giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece, “sanıkların sit alanına kazı yapmak suretiyle zarar verdikleri ve suçun işlenmesindeki özellikler ile sanıkların kişilikleri göz önüne alınarak verdikleri zararı gidermemeleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin cezaların ertelenmesinin kanuna aykırı olduğuna, sanık …’in bir sebebe dayanmayan, sanık …’nun fazla ceza tayin edildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında 2863 Sayılı Kanun’un 74/1. fıkra 2. cümlesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesi uyarınca cezanın artırılmasını gerektirecek haller ilk defa duruşmada ortaya çıkarsa ek savunma verilmesi gerektiği, söz konusu yerin 2863 sayılı Kanun’un 6. madesinde belirtilen yerlerden olduğu mahkemece yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen Selçuk Üniversitesi arkeoloji bölümü öğretim görevlisinin düzenlemiş olduğu bilirkişi raporuyla ortaya çıktığı halde sanıklara ek savunma hakkı verilmeden hüküm tesisi,
2- Sanık …’nün 13.10.2008 tarihli duruşmada kimlik tespiti yapılmasına rağmen, sorgusu yapılmadan 5271 sayılı CMK’nın 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılması,
3- Olay yerinde ele geçirilen ve adli emanete alınan değişik ebatlarda çanak parçalarının üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, hususunda rapor alınarak, söz konusu kanun kapsamında ise, müzeye teslimine karar verilmesi gerekirken, soruşturma aşamasında alınan dosyanın tarafı durumundaki müze arkeoloğunun raporu doğrultusunda sahibine iadesine karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlüler hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili, sanık … ve sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.