Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/16528 E. 2012/8764 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16528
KARAR NO : 2012/8764
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’ nın 89/1,2 b,62/1,50,52,52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay günü kullandığı otomobille, yolun solundan hızlıca ve yaya olarak yola çıkan sekiz yaşındaki çocuğa aracının sol tarafı ile çarparak, çocuğun beşinci derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; sanığın aracıyla çocuğu hastaneye götürmesi nedeniyle kaza yeri tespit tutanağı düzenlenilmeyip olay yeri, çarpma noktası, trafik durumu, hava şartlarının tespit edilmediği, yargılama aşamasında yine bu hususların tespitine yönelik keşif yapılmadığı; soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların, çocuğun sol taraftaki araçların arasından birden çıktı beyanlarıyla olay hakkında bilgi ve görgü sahibi oldukları anlaşılmakla birlikte bu tanıkların da yargılama aşamasında dinlenilmedikleri, mahkemece bu hususlara riayet edilmeyerek eksik araştırma ile dosya üzerinden düzenlenen bilirkişi raporlarına itibar edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmişse de, soruşturmada dinlenilen tanıkların olay yerinde hazır edilip dinlenilerek keşif yapılması ve olay yerinin tespit edilip sonucuna göre, Karayolları Genel Müdürlüğü ya da Üniversitelerin konuyla ilgili kürsülerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, olay yeri tespit edilmeksizin yetersiz bilirkişi raporları esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı değerlendirilip ve zarara yönelik olarak ta, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamı ile “hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca nazara alınacak zararın; kanaat verici, basit bir
araştırma ile belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilmekle, zararın bu hususlara göre tespit edilerek sanığın tespit edilen zararı karşılama durumuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.