Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/1718 E. 2011/1804 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1718
KARAR NO : 2011/1804
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Düşme

Sanığın taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
18.05.1928 doğumlu …’ın 30.09.2004 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 21.05.2005 günü yaşamını yitirmesi, olaydan önce 30.01.2003 günü Haseki Araştırma Hastanesi’nce verilen kurul raporuna göre ölenin “vertebro basiler yetmezlik teşhisiyle hastalığının sürekli olduğu, devamlı ilaç gerektiği, hayati öneme haiz” olduğunun açıklanması, ölene otopsi yapılmadığının anlaşılması, Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.06.2005 günlü raporuna göre; “Genel durumunun orta, şuurunun açık olduğu, çekilen grafilerinde symphyysis pubis kollarında kırık olduğu, hayati tehlike kaydı ile hastaneye yatırılıp retroperitonal kanama tanısı ile ameliyat edildiği, postop takip sonrası 13.10.2004 tarihinde taburcu edildiği kayıtlı olup retroperitonal hemotoma ve bilateteral pubis kırıklarına neden olan arızasının şahsın hayatını tehlikeye maruz kıldığının ve 25 gün mutad iştigaline engel olduğunun” tespit edilmesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma hastanesinin 09.05.2007 günlü yazısında mağdurun “mekanik intestinal obstrüksiyona bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle öldüğü, trafik kazası sonucu geçirdiği operasyonla ilişkili olmadığının düşünüldüğünün” belirtilmesi, mağdurun oğlu olan müdahilin 30.06.2005 günlü oturuma katılarak “babasının geçirdiği trafik kazası sonucu öldüğünü, bir ay Devlet Hastanesinde, bir gün Ondokuz Mayıs Fakültesi Hastanesinde tedavi görüp orada vefat ettiğini” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti açısından adı geçen hastanelerden ve müdahilden ölene ait tüm film, grafi ve hasta müşahade evraklarının getirtilip delillerin toplanması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kesin ölüm sebebinin tespit ettirilip, sanığın eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.