Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/19765 E. 2012/21146 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19765
KARAR NO : 2012/21146
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Taksirle Yaralama
Hüküm : a) Sanık … hakkında; TCK’nın 89/1-2-b, 62/1, CMK’nın 231/5. maddelerince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b) Sanık …hakkında; beraat

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’in beraatine, taksirle yaralama suçundan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm, katılan ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan bu sanık hakkında temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık …. hakkındaki hükme yönelik temyize gelince;
Aracındaki maddi hasar nedeniyle şikayetçi olan sanığın CMK’nın 238/2. maddesi uyarınca diğer sanık hakkında açılan kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla;
İncelenen dosyada; 168 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, katılan ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.