YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20874
KARAR NO : 2012/22711
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık, Mühür Bozma
Hüküm : 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 43/1, 62, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Mühür bozma suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 203/1, 62 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve Mühür Bozma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve bu talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında …’nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yerde izin almaksızın inşaat yaptığı, durum 12/02/2009 tarihinde belediye görevlilerince tespit edilip inşaat mühürlendiği halde sanığın mührün konuluş amacına aykırı şekilde inşai faaliyete devam ederek yapının tavan betonu içerisinde bulunan demir çubukları ördüğü ve elektrik tesisatı için tavan borularını döşediği, bu işlemlerin de kolluk kuvvetlerince 14/02/2009 tarihinde tespit edildiği, böylece sanığın tek suç işleme kararının icrası kapsamında birden çok kez inşai faaliyette bulunmak suretiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu zincirleme şekilde işlediği, her ne kadar belediye görevlilerince inşaata konulan mührün sağlam ve yerinde olduğu belirlenmiş ise de, mühre rağmen inşai faaliyete devam eden sanığın, üzerine atılı mühür bozma suçunu da işlemiş olduğu, mahkemece her iki suçtan da mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mühür bozma suçundan tesis edilen hükümde, sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının miktarı belirlenirken ve adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin bölümünün (f) bendinin, “5237 sayılı TCK’ nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi, mühür bozma suçuna ilişkin bölümünün (c) bendinin başına “5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca” ibaresinin; (e) bendinin başına “5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle her iki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.