YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20890
KARAR NO : 2012/21542
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2-4, 53/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hapis cezalarının ertelenmesi,
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve bu talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanıkların, sanık …’a ait olup sanık … …’ün ikamet ettiği, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tescilli tarihi şehir suruna bitişik vaziyetteki evin doğu cephesine, sözü edilen surdan söktükleri taşları dizdikleri, her ne kadar olay yerinde kadastro ve arkeolog bilirkişiler refakate alınmaksızın keşif yapılmış ise de, soruşturma aşamasında olay yerine ait sit haritası Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne gönderilmek suretiyle bu yerin niteliği ile ilgili bilgi istendiği, alınan cevabi yazıda, söz konusu alanın Harran 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığının belirtildiği, diğer yandan Harran ilçesinde bulunan tarihi şehir surunun korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline dair Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararının da dosya içerisinde yer aldığı, gerek kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında, gerekse inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 17/06/2009 tarihli raporda, sanıkların tarihi surdan taş söktüklerinin açıkça ifade edildiği, bu bakımdan sanıkların, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan surdan sözü edilen bilirkişi raporuna göre 2.5 metre küp miktarında taş alarak surun orijinal yapısını bozmak suretiyle üzerlerine atılı 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine aykırılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, tebliğnamede, eksik inceleme nedeniyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, suç kastı ile hareket etmediklerine, üzerlerine atılı suçu işlemediklerine; katılan vekilinin, sanıklara asgari hadden ceza verilmemesi ve tayin edilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmün gerekçesinde sanıkların eylemleri sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak şeklinde açıklanıp 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi uyarınca hüküm tesis edildiği belirtildiği halde, kısa kararda aynı Kanunun 65/a maddesine göre uygulama yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
3- Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.