Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/21843 E. 2013/1035 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21843
KARAR NO : 2013/1035
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığının davaya katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde, sanığın sahibi ve yetkilisi bulunduğu … Nakliyat Şirketine ait kamyonla, temyize gelmeyen sanık … tarafından, Aliağa ilçesi, Çakmaklı köyü, Aytemiz Petrol Dolum Tesisleri karşısında yer alan, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20/09/1990 tarih ve 2233 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen, Kyme Antik Kenti sınırları içerisinde bulunan boş araziye 28 kamyon fabrika atığı niteliğinde cüruf dökülerek fiziki müdahalede bulunulduğu, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan tespit ile suça konu yerin sit alanı olduğunun çevrede bilindiğinin ve cüruf dökülen alanda üzerinde “sit alanıdır” yazılı levhanın mevcut olduğunun belirlendiği, tarafsız arkeolog bilirkişi raporu ile, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı “Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşullarına İlişkin İlke Kararı” uyarınca 3. derece arkeolojik sit alanlarından taş, toprak, kum alınmasının toprak, cüruf, sanayi atığı gibi malzemelerin dökülmesinin yasaklandığı, sanığın eyleminin sit alanına fiziki müdahale oluşturduğunun saptandığı, yine çevre mühendisi bilirkişi raporu ile dava konusu yere dökülen atığın tehlikeli atık mahiyetinde bulunmaması nedeniyle kaldırılması halinde bir zarara neden olmayacağının tespit edildiği, soruşturma evresinde sanığın sahibi bulunduğu şirket yetkilisine suça konu yere dökülen cürufun kaldırılması hususunda tebligat yapılmasına rağmen cürufun kaldırılmadığı ve müdahalenin devam ettiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmış olup,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/b maddesinde, “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyar liradan on milyar liraya kadar adli para cezası” yaptırımının öngörüldüğü, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun değişikliği ile hapis cezası süresi aynı kalmakla birlikte adli para cezasının azami haddinin beş bin gün olarak belirlendiği, 5237 sayılı TCK’nın 52/1 maddesi uyarınca kanunda belirtilmeyen hallerde adli para cezasının beş günden az olamayacağı dikkate alındığında adli para cezası yönünden anılan maddenin lehe olduğu gözetilmeksizin, lehe kanun karşılaştırmasında ve tatbikinde hata yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığına dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.