YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24512
KARAR NO : 2012/3796
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 455/2-son,59/2,72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Aksi kanıtlanamayan savunmaya ve dosya içeriğine göre; sanığın yönetimindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, meskun mahal sınırları dahilindeki, zemini kuru, orta refüjle bölünmüş tek yönlü yolda, şehir merkezi istikametinden gelip İstanbul yolunu takiben Sincan istikametine 4 şeritli yolun en sol şeridinde seyir halindeyken, sağında ve az gerisinde, 3. şeritte, otomobiliyle seyreden …’nın, önünde gitmekte olan başka bir aracı geçmek için sola doğru aniden ve süratlice manevra yaparak sanığın bulunduğu şeride geçmek istediği sırada, …’nın aracının sol arka kapı kısmının sanığın aracının sağ ön teker ve tampon kısmına sürtme şeklinde çarpmasını müteakip, sanığın aracının sağ ön tekerinin patladığı ve süratli olmamasının etkisiyle aracının hakimiyetini zor da olsa sağlayan sanığın, sağa doğru çekip aracını … Mağazası önünde durdurabildiği, …’nın ise yüksek hız nedeniyle sol tarafa yaptığı manevra sonucunda otomobiliyle orta refüj yönüne kayarak kontrolden çıktığı, refüje çarpıp sol ön tekeri patlayan aracın ancak 23 m. ilerideki aydınlatma direğine çarparak durabildiği ve … ile aynı otomobilde yolcu olarak bulunan …’ın aynı gün vefat ettikleri olayda; sol şeritte normal hızda seyrederken, arkasından gelip önündeki aracı hatalı ve tehlikeli bir şekilde geçmek için sola yönelen sürücünün, kendi aracının sağ lastiğine çarpması sonucu dengesini kaybederek orta refüj üzerindeki aydınlatma direğine çarpmasında sanığın olayın gelişimine göre alabileceği bir önlem bulunmadığı ve kusursuz olduğu anlaşılmakla; oluşa uygun Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 03.03.2005 tarihli raporundaki 1. duruma itibar edilerek, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğiyle bağdaşmayan ve oluşa uygun düşmeyen İTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyelerince hazırlanan 04.04.2006 tarihli üç kişilik heyet raporuna itibarla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre:
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, tali kusurlu olarak iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında alt sınırdan fazla uzaklaşılarak yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
#######
2- 647 sayılı Kanunun 6. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişteki hali ve suç işleme hususunda eğilimi nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek cezasında takdiri indirim yapılması ve hükmolunan hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince para cezasına çevrilmesi karşısında çelişki oluşturacağı da düşünülmeden, “takdiren” şeklindeki gerekçeden yoksun ifadeyle sanığa hükmolunan sonuç adli para cezasının ertelenmemesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.