YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8909
KARAR NO : 2012/11211
KARAR TARİHİ : 27.04.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK’nın 62, 52, 51. maddelerigereğince mahkûmiyet, erteleme,
2863 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02/06/2008 tarihinde tefhim edilen hükmün, CMUK’un 310/son maddesinde belirtilen bir aylık yasal temyiz süresinden sonra 10/10/2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafinin temyizine gelince,
Sanığın çevre düzenlemesi yaptığı alanın İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil ve ilanından sonra aynı Kurul’un 05/06/1996 tarih ve 8284 sayılı kararı ile bu kez 3. derece sit alanı kapsamına dahil edildiği, 1. ve 3. derece sit alanlarında koruma ve kullanma koşulları farklılık göstermekle birlikte, bu durumun, sanığın eylemi ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar verdiği gerçeğini değiştirmediği, kaldı ki dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarında da, sanığın tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazda gerçekleştirdiği fiziki müdahale ile doğal yapının bütünselliğini bozduğunun belirtildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil elde edilemediğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının beşinci paragrafının “5237 sayılı TCK’ nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.