YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8970
KARAR NO : 2012/11253
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet. erteleme
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıklar … ve …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/07/2004 kabul tarihli ve 5226 sayılı kanunun 14.maddesi ile değiştirilen 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin (b) bendi ile eylemin müeyyidesi … iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası olarak belirlenmiş iken sanık hakkında ceza tesis edilirken yanılgıya düşülerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 65/1-b maddesinde cezanın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlendiği gerekçesi ile sanık hakkında 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemecece yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporu ile sanıkların eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine aykırılık oluşturduğu tespit edildiğinden yeniden keşif yaptırılması hususunda bozma öneren tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması
yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, CMK’nın 231. maddesinin TCK’nın 51. maddesinden önce tartışılması gerektiği dikkate alındığında; “TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün sanıklar hakkında uygulanması” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.