Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9155 E. 2012/16356 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9155
KARAR NO : 2012/16356
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 14/02/2008 yerine 15/02/2008 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiş olup;
01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/9. maddesine göre, adli para cezasından çevrilen hapsin infazının ertelenemeyeceği ve infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanamayacağı, değişiklik öncesinde ise doğrudan hükmedilen adli para cezaları açısından aynı ilkenin geçerli olduğu, kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, adli para cezasının ödenmemesi ve hapse çevrilerek infaz edilmesi söz konusu olduğunda, 5739 sayılı Kanun değişikliğinden önce infazın ertelenmesi ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabileceği gözetildiğinde, karar tarihinde yürürlükte olan 5275 sayılı Kanunun 106/9 maddesinin sanığın lehine olduğu, ancak gerek hapisten çevrilen gerekse doğrudan hükmedilen adli para cezalarının kalan kısmının ödenmesi halinde hükümlünün hapis haline son verileceği nazara alındığında, hapis yatılan günlerin dışında kalan para cezasının ödenmesi durumunda 5739 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin hükümlü lehine sonuç doğuracağı, fakat tüm bu hususların hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı ve yeni TCK’da cezaların içtimaına yer verilmediği gözetildiğinde, mahkemece hapis cezasından çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının ayrı ayrı infazına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, yalnızca hapisten çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde yasaya aykırılık görülmemiş, tebliğnamede bu yönlerde düzeltilerek onama öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek delil bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler tartışılıp lehe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında lehe olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 70/1 maddesinin tatbiki ile hüküm fıkrasının ilk bendindeki adli para cezası miktarının “5 tam gün” olarak, ikinci bendindeki adli para cezası miktarının “4 tam gün” olarak düzeltilmesi, bu bentten sonra gelmek üzere hükme “5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasının günlüğü takdiren 20 TL kabul edilerek 4 tam gün adli para cezasının 80 TL adli para cezasına çevrilmesine” cümlesinin eklenmesi, yedinci bendinin “Sanığa verilen 6.000 TL ve 80 TL adli para cezalarının ayrı ayrı infazına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.