YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9788
KARAR NO : 2012/25781
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53, 63, 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddeleri uyarınca mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2- Sanıklar … ve … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar … ve … hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin bu sanıklara yönelik temyiz istemlerinin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’in, olay ile bir ilgisi bulunmadığına; sanık …’in, tekerrür şartlarının oluşmadığına, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğine; katılan vekilinin, olay yerinde bulunan aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu tespit edilen Roma döneminden kalma gözetleme kulesini, 10 x 5 m genişliğinde, 8 m derinliğinde kazdıkları, bu niteliği ile eylemin lehe olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu, aynı Kanunun 74/2-1. cümlesinde düzenlenen “izinsiz define araştırma” suçunun oluşabilmesi için, sanıkların sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz yerde kazı eylemi olmaksızın, yüzeysel faaliyetler ile araştırma yapmış olmaları gerektiği, bu bakımdan “kültür varlığı” ya da “define” bulmak kastı ile hareket edilmesinin anılan suçları birbirinden ayırmada esas alınacak kriter olmadığı, kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun bu noktada belirleyici olduğu gözetilmeksizin, “sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla değil de define aramak amacıyla kazı yaptıkları” şeklindeki hatalı değerlendirme ile 2863 sayılı Kanunun 74/2-1. cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Katılan kurum lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak; yargılama giderlerinin de sebebiyet verdikleri oranda alınması yerine müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.