YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9925
KARAR NO : 2012/25020
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67; 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ‘ün soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadede, suça konu korunması gerekli taşınır kültür varlığını daha önce diğer sanık …’nın evine gittiğinde gördüğünü ve tarihi eser olduğunu düşünerek İstanbul’a götürmeye karar verdiğini, yanında götürmesi halinde yakalanabileceğini tahmin ederek varlığın kargo yoluyla kendisine gönderilmesi konusunda sanık … ile anlaşmaya vardıklarını beyan ettiği, her ne kadar korunması gerekli taşınır kültür varlığı Hakkari ilinden çıkarılamadan kargo aracında ele geçirilmiş ise de, sanıkların “verme” ve “kabul etme” hususunda anlaşmaları nedeniyle “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun tamamlanmış olduğu, kültür varlığının İstanbul ilinde müzeye teslim edilmek üzere gönderilmek istendiği yönündeki savunmalara da hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamede, sanıkların eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesine temas eden suçu oluşturduğu gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların tekerrüre esas sabıkaları bulunması nedeniyle cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, hangi mahkeme ilamlarının tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmemesi,
2- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbiri süresinin infaz aşamasında
5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası uyarınca hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanıklar hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesi uyarınca iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesinin uygulanabilmesi için sanık … Öztünç’e ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.