YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10523
KARAR NO : 2013/1954
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 2-b, 62, 52/2-4. maddeleri uyarıncamahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında sanığın idaresindeki otomobiliyle gündüzleyin meskun mahalde dönel kavşağa geldiğinde sağ yön levhasına göre sağ şeridi takip ederek geçmesi gerekirken dönel kavşağı dönmeden direkt dönüşle karşı yöne ait şeride girip seyrine göre sağ taraftan sola doğru karşıya geçmekte olan yayaya kavşak içinde çarparak yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağında sanığın dönel kavşaklarda dönüş kurallarına uymamaktan asli kusurlu olduğunun, olay yerinde yapılan keşiften sonra düzenlenen 25/09/2009 tarihli bilirkişi raporunda ise oluş aynı şekilde kabul edilmesine rağmen sanığın tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, yukarıda anlatılan ve mahkemece de kabul edilen oluşa göre sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden tali kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken; sanığın asli kusurlu olması ve mağdurun kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmış olması nazara alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine alt sınırdan ceza tayini,
3-TCK 52/4 maddesi gereğince taksirlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ihtarından sonra aynı madde gereğince “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ihtar edilmesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.