YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10951
KARAR NO : 2013/2073
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :Sanık … hakkında; beraatSanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 53/6, 63.
maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.) Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilininsair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kabul ve oluşa göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit görülmesine ve hükümde uygulama maddesi olarak CMK’nın 223/2-b maddesinin gösterilmesine rağmen sanığa atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilerek beraate hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. bendinden “atfı kabil kusur görülemediğinden” ibaresinin “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediği sabit görüldüğünden” şeklinde değiştirilmesi suretiyle beraate ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.) Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-d maddesi uyarınca sanığın tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığının gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza uygulamasına, ertelemeye, takdiri indirim hükmüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin; katılanlar vekilinin sanık hakkında az ceza tayin edildiğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve ölenin karşıdan karşıya geçmesi varsayımına dayalı olarak düzenlendiğine, ölenin olay anında durakta beklerken kazanın meydana geldiğine bu nedenle sanığın tam kusurlu olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazanın oluşumunda tali kusurlu olup, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen sanık hakkında “Sanığın sosyal ve içtimai durumu, hürriyeti bağlayıcı cezanın caydırıcılık unsuru” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen soyut gerekçelerle sanığa hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.