Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/14847 E. 2012/12855 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14847
KARAR NO : 2012/12855
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Uygulama : TCK’nın 89/1, 89/2-b maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli Tıp Kurumu’nun 23/01/2009 tarihli raporu ile katılan …’in kemik kırığı oluşmayacak ancak yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralandığının saptanması ve hükmün gerekçesinde de yaralanmanın sabit iz niteliğinde olduğunun kabul edilmesi karşısında TCK’nın 89/2-d maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, hüküm fıkrasında kemik kırığından bahisle TCK’nın 89/2-b maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi,
2) Hükmolunan 9 ay netice hapis cezası erteleme kapsamında bulunduğu halde, TCK’nın 51. maddesinde belirtilen nedenler değerlendirilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle ve cezanın niteliğinden bahisle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3) Sanık hakkında hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması,
4) Sanığın ve katılanların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında uzlaşmak istediklerini ifade etmeleri, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde mağdurun maddi ve manevi zararları için 200 bin TL gibi ödenmesi imkansız bir bedel istendiği yönündeki beyanı da dikkate alınarak, zarar miktarının mağdurlardan sorularak veya mahkemece yapılacak basit bir araştırma ile belirlenip ödeme konusunda sanığa imkan tanınmasından sonra hüküm kurulması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.