Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/1740 E. 2012/6186 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1740
KARAR NO : 2012/6186
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2, 62, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında, 17.08.2005 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiye yemin verdirilmemesi, anılan raporun hükme esas alınmaması sebebiyle; sanık hakkında belirlenen tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sanığa hükmolunan sonuç adli para cezasının hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç ceza miktarının doğru olması karşısında, hükmün esasına etkili görülmediğinden; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni olarak görülmemiş; 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesinde cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup; sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca cezalandırılması isteminde bulunulan iddianamenin anlatım kısmında, kaza sonucu mağdurun hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek mahiyette kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmiş olması ve iddianame okunarak sanığın usulüne uygun savunmasının alınmış bulunması karşısında; ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkan ve sanık tarafından bilinmeyen bir halin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği gibi, suçun hukuki niteliğinin de değişmemiş olduğu anlaşılmakla; mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezada, aynı Kanunun 89/2. maddesi uyarınca arttırım yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamedeki ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulduğu düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.