YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18436
KARAR NO : 2012/27611
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Görevi Kötüye Kullanma
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve Görevi Kötüye Kullanma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay tarihi itibariyle Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi müdürü olarak görev yaptığı, 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde “anıtsal yapı” olarak tescilli olan ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin de içinde yer aldığı Bodrum Kalesi bünyesindeki Cam Batığı Salonu ve Karyalı Prenses Salonu giriş cephelerine sanık tarafından armalar yaptırıldığı ve yine kalede bulunan şapelin güneyine sundurma inşa ettirildiği iddiası ile sanık hakkında kamu davası açıldığı, dosya kapsamında mevcut 19/10/2009 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu armaların müze içinde açılmış olan sergileme salonlarına ait yeni binaların ön cephelerine, yapılış yıllarını tanıtmak amacıyla, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14/07/1998 gün ve 594 sayılı, 12/03/1999 gün ve 638 sayılı ilke kararları doğrultusunda konulduğunun, şapelin güney kenarına yapılan sundurmanın ise, 15/06/2004 tarihli “kazı ve sondaj izin belgesi” ile kazı başkanı olarak görevlendirilen sanık tarafından, taşınmaz kültür varlıklarının yağmur ve güneşten korunması, müzeye gelen ziyaretçilerin kazı çukuruna düşmelerinin engellenmesi amacıyla inşa ettirildiğinin, sundurma yapısının şapel duvarı ile başka bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığına zarar verecek şekilde yerleştirilmediğinin belirtildiği, şapelin güney kenarına yapılan sundurma bakımından sanığın suç kastı ile hareket ettiği kabul olunamaz ise de, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun yukarıda anılan ilke kararlarında Bodrum Kalesi’ne tanıtıcı levha yerleştirilmesinin uygun olduğunun belirtildiği, söz konusu kararların Kale’nin çeşitli yerlerine arma yaptırılması hususunda bir izin içermediği, diğer yandan armaların bulunduğu binalar sonradan yapılmış sergileme salonları olsa dahi, bunların da belirli bir plan ve proje çerçevesinde inşa edilmiş oldukları, arma yerleştirme işleminin sergileme salonlarına ait projelere uygun olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmakla, tarafsız bilirkişi marifetiyle olay yerinde keşif icra edilip suça konu armaların anıtsal yapı olarak tescilli Bodrum Kalesi’nin hangi bölgesinde yer aldığının, yeni inşa edilen binalar üzerine konulmuşlarsa anılan eylemin bu binaların yapılış projelerine uygun olup olmadığının, tescilli kültür varlığının herhangi bir zarar görüp görmediğinin kesin biçimde tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ve hatalı değerlendirme ile atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.